| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Yörelerimiz Memleketimiz yörenize,yakın,gezilecek,görülecek,Tatil Yerleri,turistlik Otel Rehberi, Gezi Tatil Köyleri,

Yörelerimiz Memleketimiz yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,gezilecek,Tatil,Kamp Var - Kamp Yeri, Çadırla kamp yapmak, Türkiye Kamp ve Karavan,Türkiye Tatil Yerleri Oteller, hoteller, rezervasyon, ucuz otel, turizm ,Otel Rehberi ,Gezi Tatil Köyleri, Ucuz Tatil ,Tatil Turları,

5 "ve gelenekleri" etiketi kullanan gönderi "ve gelenekleri" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Anamur ve Bozyazı ya Nasıl Gidilir Ne Yenir Nerde Kalınır Resimleri

GEZİYORUM
Muz Kokulu Antik Kent Anamur;
Antalya'nın ilçesi Gazipaşa'yı sahil yoluyla doğuya doğru bitirdiğiniz anda Mersin il sınırları içine Kaledran muz denizi ile giriyorsunuz. Bir tarafınız Akdeniz, diğer tarafınız Toros Dağları, sağlı sollu muz bahçeleri arasında, görsel lezzeti fazla olan bir güzergâhla muz meyvesinin vatanı Anamur'a yaklaşıyoruz.


Anemurium antik kenti ilk gördüğümüz ören alanı oluyor. Eski Anamur olan bölge, günümüzde antik kent olarak gezilirken bir yandan da antik kentle bütünleşerek denizin tadını çıkaranların mekânı olarak rağbet görüyor. Bir buçuk km boyunca uzanan Sur kalıntıları, su kemerleri, konutlar, nekropol alanı, odeon, tiyatro, kilise yapıları, halk hamamı günümüze gelebilen eserler arasında görenleri ihtişamları ile büyülüyor.
İlçe merkezine doğru yola devam edenleri bu defa kavşakta bir kadın heykeli omzunda tuttuğu kangal muzlarla karşılıyor. Meydanda soldan içeri girenleri Anamur ilçe merkezine, sağdan denize dönenlere sahile yol gösteriyor. Her iki tarafında kendine has özellikleri ve de güzellikleri bulunuyor. Usuldendir biz gezimize sahilden başlıyoruz. Oldukça temiz bir ilçe olan Anamur sahilinde kilometrelerce geniş kumsallı plajlar uzanıyor. Dünyanın en güzel renkli ve en temiz denizlerinden birine sahip olan Anamur'da kıyı boyunca sahilden, denizden yararlanmaya gelenler için konaklama tesisleri, restoranlar, akşam saatlerinde trafik girişine kapatılan bir yürüyüş güzergâhı yer alıyor. Sahili ikiye ayıran dikine iskele, kendisine bağlanan günübirlik geziler için bekleyen tekneleri ağırlıyor. Biraz gerisinde Anamur Turizm Derneği yer alırken ziyaretçileri bilgilendirip yönlendiriyor, daha da gerisinde Anamur Müzesi bölgenin tarihini gözler önüne seriyor. Sahil yoluna devam ediyor ve karşımızda tüm görkemiyle Mamure Kalesini buluyoruz. Yalı kale asırlardır Akdeniz'in dalgalarına karşı koyarken bugün bile hala görev yapabilecek sağlamlığı ile zamana meydan okuyor. Anamur Mersin karayolu üzerinde ve Anamur'a 8 km mesafede bulunan üç bölümlü kalenin içinde 39 kule, bir cami, bir hamam ile kale içi gezilerde burçlara çıkıp, surlar üzerinde yürüme imkânı bulunuyor. Mamure Kalesinin 300 metre kadar açığında ise "Martı Adası" denilen küçük bir kara parçası görülüyor. Ada içinde tatlı su pınarının bulunması nedeniyle martıların mesken tuttuğu ada için anlatılan birçok efsane içki masalarında sohbet konusu olmaya devam ediyor.
(Efsaneye göre kale komutanın kızı bir gence âşık oluyor, birbirlerine ulaşamayan kız ile genç arasında ki mektupları bu adada yaşayan martılar taşıyor. Önceleri evliliğe karşı çıkan babasından nihayet evlenme iznini alan kızın, gence gönderdiği son mektubunu martılar bu adadaki suya düşürüyorlar, mektup kayboluyor, müjdeli haber gence ulaşamıyor, martılar hala bu küçük adada bekliyor olmaları suya düşen mektubu arıyorlar ifadesiyle yorumlanıyor).
Mamure kalesinin yol tarafında pansiyon ve oteller, restoran ve kır lokantaları hizmet verirken biz sahil yolumuza devam ederek hafif bir rampa çıkıyor, Kalenin görkemli görüntüsünü bir de tepeden seyrediyoruz. Pullu Orman Kampı ve sahil tarafında devamında Mağidus liman kentini, biraz ilersinde Toslaklar Koyunu görüyoruz. Günübirlik kullanım alanı olarak değerlendirilen Toslaklar Koyunda çeşitli kır lokantaları kamp sahaları bulunuyor. Kum zeminli, korunaklı, sığ koyun en büyük özelliği ise, koy hiç mi hiç dalga tutmuyor. Yolun 500 metre içersinde kalmasıyla pek dikkat çekmeyen, tatilcilerin huzurlu ve sakin gizli cenneti, kışın doğu rüzgârı, yazın çiğ yeli denen hafif esinti alıyor. Nisan, Kasım arası tatil sever aileleri, kampçıları ağırlıyor. Toslaklar Koyu karşısına rastlayan bir başka koyda ise oldukça şaşırtıcı bir ağaç görme imkânı bulunuyor. 34 yaşında olup İsrail Kauçuğu olarak anılan devasa büyüklükte ki ağaç Türkiye'de örneği olmayan çok farklı yapısıyla hayret uyandırıyor. Yurt dışından getirilip sadece üç yere dikilen ve diğer ikisinin akıbeti bilinmemekle beraber Toslaklar Koyunda ki üçüncü ağacı uzmanlar "Türünün en büyük ağacı, korunması gereken anıt ağaç olarak" değerlendiriliyor. Garip gövde yapısının yanı sıra, denize doğru yatay yayılan kökleri ile şaşırtıcı dallara sahip olan ağacın bir başka özelliği ise, yaprakları altında oturanlara rüzgârı vantilatör gibi üflüyor olması! Ağacın küçük, tatlı, incir lezzetinde siyahlaşınca yenebilen meyveleri de bulunuyor.
Yola devam dağ tarafında bir başka kale, bu defa çift sıra inşa edilmiş surlarıyla dikkat çekiyor, adı Softa Kalesi. Oldukça yüksek, gün batımını en son gören bir noktada, çevreye hâkim manzarası bulunduğu yere imrenme duygusu uyandırıyor.
Yolumuz üzerinde bir başka cennet olan Bozyazı bulunuyor, biz Bozyazı'ya geçmeden önce geri dönüp Anamur ilçe merkezini, Toros'lara doğru tırmanırken gerçekten görülmesi büyük zevk veren değerleri gezecek yazı sonunda Bozyazı'ya tekrar döneceğiz.
Anamur'da arayan gözlerle bakarsanız birbirinden farklı güzellikte sivil mimari evler ilginizi çekecek. İki ve üç katlı olarak yapılmış asırlık ve daha fazla yaşlı evlerde ortak özellik cumbalar, çıkmalar, silindirik, kare tabanlı konik şapkalı bacaları ile ker***, ahşap malzeme kullanılarak yapılmış olmaları. Zeminde ahır üzerine iki katlı yapılarda üst katlar oturma yerleri orta sofadan köşelerdeki odalara açılan kapılar, birbirini dik kesen haç planlı sofalar. Yörede "Köşk" olarak adlandırılan yapıların tavan göbekleri köşeler, yüklük, dolap, ayna kenarları, ince çıtalarla Barok şekilde dekore edilmiş. Tavan ve duvarlar bitki ve hayvan figürleri ile süslenmiş.
Her biri kendi türünün emsalsiz güzellikte ender kalmış değerlere sahip olan Köşk, Konak, Dam, Sayvanlar, acil önlem alınmasa yakında bir bir kaybolmaya mahkûm görünüyorlar. Sihirlitur gelecek kuşaklara gösterebilmek, yaşatabilmek amacıyla bu evlere sahip çıkılması amacıyla harap durumdaki evlerden örnek sunmayı görev sayıyor.

Anamur ilçe merkezi sivil mimari özellikleri dışında capcanlı ve renkli bir yaşantıya sahne oluyor. Eğer pazarın kuruluş gününe denk geldiyseniz Anamur'da tam anlamıyla renk cümbüşü içinde kaybolabilirsiniz. Akdeniz güneşiyle nar gibi kızarmış domatesler, dalından henüz kopmuş çarliston biberler, karpuzlar, muzlar, yeşilden de yeşil fasulyeler, kadife görünüşlü patlıcanlar neredeyse bir yazlık alıp Anamur'a yerleşmeyi düşündürecek kadar albenili görünüyorlar. Hiçbir şey almasanız bile bolluk ve bereket emsali Anamur pazarını gezmek, yöresel ürünleri görmek zevk veriyor. Pazarın gediklileri yazlık şortları ile geliyor, pazar çantalarını, poşetleri dolduruyor, yazlıkların ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılıyorlar. Artık ilçe merkezinden ayrılıp önce bir mağara gezisine sonra da Dragon Çayında bizi bekleyen sürprize gideceğiz.

Köşekbükü Mağarası
Anamur Otogarından şehir merkezine çıkarken ilk ışıklardan sola dönüyor, Belediye yolunun bittiği yerden Anamur'un kuzey doğusuna, Ovabaşı Köyüne doğru 9,5 km yol alıyoruz. 225 yıllık geçmişi olan mağaranın astım ve bronşite iyi gelen havası ile doğurganlık yarattığı inancının hâkim olması nedeniyle kısır kadınlara da tavsiye ediliyor. Köşekbükü Mağarasının 500 metre kare alanı içinde üç bölüm bulunuyor.
Birinci bölüm şifa bölümü. Damlayan su birikintilerinden oluşan bu bölüm sarkıt ve dikitlerle biçimlenmiş. Nem oranı % 60, ısı 18 derece, basınç 761 smm. İkinci bölüm Huzur Bölümü olarak anılıyor. Yelpaze şeklinde sarkıtlar ve heykel şeklinde dikitlerle iki galeriye ayrılıyor. Oldukça sakin olması bu ismi almasına neden olduğu belirtiliyor. Flaşsız fotoğraf çekmeye pek de müsait olmayan ama ışıklandırılmış ve rahat yürünebilir bir gezi galerisine sahip olan mağara girişine yerli turist bir YTL, yabancı turist iki YTL ödüyor.

Sevgi Su Parkı
Anamur'a 20 km uzaklıkta bulunup asfalt yolla ulaşılan Çaltıbükü Köyü tam anlamıyla dinlendirici eğlenceli bir su parkı niteliği taşıyor. İsterseniz günübirlik kullanım alanı olarak mesire yeri gibi piknik yapabiliyor, su kaydıraklarına çıkıp 30 km uzaktan doğup gelen Dragon çayına kayarak girip serinliyor, kiremitte hazırlanan balıklardan yiyebiliyor, isterseniz bu tatil zevkini uzatmak için pansiyonda konaklama yapabiliyorsunuz. Dragon çayında yüzmenin yanı sıra, kayıkla dolaşmak kürek çekmek elektrik üreten değirmeni görmek, çevrede geziye çıkmak gibi imkânlar bulunuyor. Yemekleri "Ne Yenir" bölümünde anlatmak üzere Sevgi Su Parkı'ndan ayrılıyor bir başka mola yeri olan tarihi Ala Köprüyü görmeye gidiyoruz. Anamur Ermenek karayolunun 13. km sinde yer alan köprü 19.65 metre açıklığı ile tek gözlü olup antik taş yapısıyla hala kullanılıyor. 54 metre uzunluktaki köprüyü orta tepe noktada araçlar sert bir dirsekle aşıp karşı tarafa geçiyorlar. Altta ise piknik yapanlar, ördeklerle beraber Dragon Çayında yüzenler, balık tutanlar vakit geçiriyor, araçlarını park edenler, kır lokantalarında serinliğin tadını yemeklerle bütünleştiriyorlar. Dragon Çayı 20 km sonra Anamur'da denizle buluşuyor, içinde balıkçı ve gezi tekneleri dolaşıyor. Çay, Çaltıbükü'nde gördüğü ilgi nedeniyle denize alternatif rakip gibi sayılıyor.

Yaylalar yaylalar
Anamur ve Bozyazı'dan ulaşılan yaylalarda ise bambaşka bir hayat yaşanıyor. Sahil kesimine göre deniz seviyesinde 1000 metre den fazla yükseklikte bulunan yaylalar, serin havasıyla yaz sıcağından kaçanların gözde mekânları sayılıyor. Asfalt yollarla virajlı ve yokuşlu olmasına rağmen çabuk ulaşılan yayla köyleri manzaraları ile de cazip görünüyor. Halkalı, Abanoz yaylarında hızlı bir yapılaşmanın olduğu gözleniyor. Karaçam, kızılçam, sedir, köknar, ardıç, meşe, şimşir, çınar, Akdeniz'e özgü makiler le kaplı alanlarda sincapların eşlik ettiği yolun sonunda ilginç kaya yapılı ile dev mağaralar, su pınarı, su değirmeni, toprak, ker*** köy evleri, çeşitli kalıntılar ilgi çekiyor. Kır kahveleri, oğlak kavurma yapan lokantalar yaylanın bünyesinde saklı özellikleri, kendilerine has misafirperverliklerle sergiliyorlar.

Bozyazı
Demir direkli saat kulesinden sahil kesimine dönünce, önce pazaryeri sonrada Bozyazı Çayında zaman içersinde yıkılmış antik köprünün yerine inşa edilmiş yenisi üzerinden geçerek Bozyazı sahiline ulaşılıyor. Yazlık villaların yanı sıra sahilde önce birkaç eski ev, mimarisi, özellikle baca yapıları ile dikkat çekiyor. Ana karanın en uç noktasında yer alıp, üzerinde antik kalıntılar barındıran Nagiduda Adası, Nagidos adıyla bölgenin en eski kentlerinden biri olma özelliği ile tanınıyor. Adayı sahile bağlayan ince yolun her iki yanı ise günümüzde plaj olarak kullanılıyor. Arka planda yer alan harap durumdaki antik taş yapılar ise turizm için umut vaat ederken, kendilerine uzanacak yardım ellerini büyük bir sabırla bekliyorlar.

Aydıncık
Anamur'a Anemurium antik kenti ile girmiştik yine bir antik kent olan Kelenderis ile çıkıyoruz. Aydıncık ilçesi içinde bulunan Kelenderis, güney Anadolu kıyılarının en iyi limanlarından biri olarak anılıyor. Günümüzde aynı alanda yapılmış bir marina, çevresinde dangalak ağaçları, yamacında ise halen kazı çalışmalarının sürdürüldüğü antik alan bulunuyor. Sur kalıntıları, liman hamamı, Roma çağı tiyatro, antik mezarlar görülebiliyor. Kelenderis anıtsal mezar ise Aydıncık'dan Silifke yönüne giderken sola ayrılan yolun 100 metre içinde apartmanlar arasında yer alıyor. 3 ana bölümden oluşan anıtın asıl mezar odası, şimdi toprak altında olan alt katta bulunuyor. Korumak amacıyla etrafı tel örgüyle çevrili olan dört ayaklı Roma Çağı anıtsal mezarın piramidal çatısı, bugün yok olan tepesinde taç biçimli korint başlığın yer aldığı belirtiliyor.
Yola İstanbul'dan çıkanlar Çamlıca gişelerden Sakarya, Bilecik çıkışına kadar otoyolu kullanarak gelebilirler. Bilecik yolu trafik yükü ağır birçok yeri araç sollamaya müsait olmayan rampa ve virajlarla geçiliyor. Bilhassa Bilecik yaklaşımında araç hızını radar tuzaklarına karşı kontrollü tutmak gerekiyor. Kütahya çevre yolu ile Afyon Antalya sapağına gelenler için Cumhuriyet veya Varan Tesislerinde mola verme ve yemek yeme imkânı bulunuyor. Arzu edenler Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ordular İlk hedefiniz Akdeniz" komutunu verdiği Başkomutan Milli Parkını da gezebiliyorlar. Yolun Antalya ya olan kısmı daha rahat geçilirken Burdur bölümü ve Antalya yaklaşımlarında trafik kontrolüne karşı hızınızı artırmamalısınız. Antalya girişinde portakal heykelli kavşaktan sola dönerek ayrılan Alanya yolu çeşitli trafik ışıklarıyla sık sık kesintiye uğruyor. Alanya yaklaşımında ise trafik yükünü daha şimdiden kaldıramaz bir görüntü çiziyor, gelecek yıllar için erken tedbir almaya zorluyor. Alanya çevre yolu sahile girmeden oteller, apartmanlar arasından geçerek Gazipaşa yoluna bağlanırken üçüncü bir bay pass yola ihtiyaç duyulacağa benziyor. İki şeritli Alanya- Mersin yolu acil genişletilmesi, hatta bu iş için çok geç kalınmış izlenimi uyandırıyor. Gazipaşa'dan sonra sahil yolu virajları, rampalar başlıyor. Anamur, Silifke'ye 138, Bozyazı'ya 16, Gazipaşa'ya 79, Aydıncık'a 52, Alanya'ya 125 km uzaklıkta bulunuyor.Otobüs yolculuğunu tercih edenler için Metro, Pamukkale, Özkaymak, Anamur, Zafer firmaları sefer yapıyor. İstanbul - Anamur yolculuğu 16 saat, Ankara - Anamur arası 10 saat sürüyor. Antalya ve Anamur arası saat başı sefer yapılıyor.

Ustam Restoran
Anamur'da farklı bir ortamda yemek yemek isterseniz Bozdoğan Köyü Kale yanında hizmet veren Ustam Restoran öğle veya akşam yemeği için gerek mönüsü gerekse manzarası, konumu, atmosferi ile unutulmaz güzellikler sunuyor. Kıyının denize doğru kumsal uzantısı üzerine kurulan masalara yerleşenler, adeta denizin içine masa kurmuşçasına oturuyor ve kum zemine basıyorlar. Denizden gelen hafif esintiyle yazın bunaltıcı gecelerinde üşümeden serinlerken şamdan ışığında aydınlanan masalarda dalga sesine karışan hafif müziği dinliyor, karşınızda ki Mamure Kalesinin göz dolduran siluetini seyrediyorsunuz. Ayın dolunay zamanı ise kumsal ve kale mehtap ışığı ile yıkanıyor. Yöresel ızgara balık çeşitleri, yoğurtlu semizotu, yoğurtlu patlıcan, haydari, zeytin salatası, acılı Antep ezme, tulum peyniri ceviz, süzme yoğurt, şakşuka gibi soğuk meze çeşitleri rakı ve deniz kokusuna karışıyor…
Tel No: 0(324) 827 23 33-34

Köşekbükü Mağara girişi yanında küçük bir lokanta hizmet veriyor. İçinde Şark Köşesi gibi bölümler yer alıyor. Yazın hava akımı nedeniyle balkonu serin oluyor. Çevresinde ağaçlık piknik sahası yer alıyor, soğuk suyu olan kaynak su çeşmesi de var. Gözleme, menemen, sıkma, börek türü yiyecekler, köy ayranı, meşrubat bulunduruyor. Köylülerin yapıp bıraktığı çok canlı renklere sahip kilimler satılıyor. Küçük bir kilim 400-500 YTL ile fiyatlandırılıyor.

Sevgi Su Parkı
Anamur çıkışı Ermenek yolu ile gidilen Çaltıbükü'ndeki mesire yeri yıl boyu hizmet veriyor. Milli Park sahası içinde çevrede geyik yetiştiriliyor. Aracınızı meydana bırakıyor, merdivenlerden inerek Dragon çayı vadisine geliyorsunuz. Çay boyunca paraleline konulmuş masalarda evden getirdiklerinizi yiyebiliyor veya garsona siparişlerinizi verebiliyorsunuz. Balık yaşatma havuzlarında 350 gram Gökkuşağı Alası denilen alabalıklar bulunuyor, bu balıkları ızgara veya kiremitte bol tereyağlı olarak pişiriyorlar. Pişirme sırasında meşe kömürü kullanılıyor, Mersin Kiremidi denilen toprak güveçlerde 5-10 kişilik olarak hazırlanıyor. Pişirme sırasında Kebapçı Mustafa Çal içine patates, soğan, sarımsak, yeşilbiber, limon gibi garnitürler ilave ediyor. Alabalığın tanesine 4 YTL fiyat ödeniyor. Et, Tavuk, lahmacun, kaşarlı pide de sipariş verilebiliyor. Restoranın önünde etnografik eserlerle dekore edilmiş, kış için kapalı salonu da bulunuyor. Pınar suyu ise soğukluğu ile dikkat çekiyor.
Mehmet Nuri Çelik. Tel no: 0(324)832 57 52

Batırık
Anamur ve Bozyazı gibi yerlerin yerel yemeği "Batırık" Birçoğunun kısır olarak bildiği yiyeceğin salça, domates suyu gibi soslu ilavesine benzeyen şekline deniyor. Bir tür yaz yemeği olan ve hafif olup iştah açan batırık, maydanoz, karnabahar da içeriyor, acı biber turşusu ile birlikte kaşıkla yeniyor.

Anamur Muzu
Kokulu, küçük muzları Kaledran'dan itibaren yol üzerinde ki tezgâhlarda daha sık olarak görebiliyor, satın alabiliyorsunuz. Muzlar için yöre halkı "muz doğurdu" ifadesini kullanıyorlar. Gece sessizliğinde bu doğumda ki çatlama sesleri daha rahat duyulurken yapraklar arasından kangallar iki günde çıkıyor. İlk hali yeşil olan muzlarda parmaklar oluşuyor, bıçakla kesilen muzlar özel soğutulan klimalı depolarda sarartma i
şlemi gerçekleştirilerek satışa sunuluyor. Besleyici, tok tutucu özellik taşıyan muzun lekesi asla çıkmıyor.
Eşek Muzu denilen ekşi elma gibi mayhoş olan çeşitleri ise şeker hastalarınca tercih ediliyor, daha pahalı satılıyor.

Hotel Bella (Anamur)
Kürşat Caddesi, Yasemin Sokak no 5. İskelede hizmet veren 18 oda, 42 yatak kapasiteli otel denize 100 metre uzaklıkta bulunuyor. Klimalı, uydu yayın TV li odalarda konaklayanlar açık büfe sabah kahvaltıyı otelin nar ağaçlı gölgeli arka bahçesinde yapıyorlar. Sabah kahvaltısında peynirli sigara böreği kızartılıp masanıza sıcak sıcak servis ediliyor. Otel önüne park eden konukların araçları tertemiz yıkanıyor.
Hotel Bella. Tayfun Eser. Tel: 0(324) 816 47 51

Eser Pansiyon (Anamur)

Denize 70 metre uzaklıkta, ekonomik fiyatları, temizliği, aile ortamı ile tercih ediliyor. İnönü Caddesi No: 6 İskele, Anamur
Tel: 0324 8142322 - 0324 8149130

Sevgi Su Parkı
Sevgi Su Parkındayıl boyu hizmet veren 12 yataklı küçük bir pansiyon bulunuyor.
Kişi başı yarım pansiyon konaklama için 25 YTL fiyat ödeniyor.
Mehmet Nuri Çelik. Tel: 0(324) 832 57 52

Toslaklar Koyu Kamp Alanı.
Çadır kurmak isteyenler günlük 10 YTL çadır yeri kirası ödüyorlar.
Naim Tolsak Tel: 0532 642 99 03

Hotel Anemurium (Anamur)
8'i süit 24 tek kişilik 10 apart, 32 çift yatak kapasiteli odalarıyla 170 kişiye hizmet veren otel Bozyazı da bulunuyor. Otelin restoran, bar, disko, sauna, Türk hamamı, spor sahaları, toplantı salonları, açık ve kapalı yüzme havuzu, disko, kapalı otoparkı bulunuyor. Hotel Anemurium Tel: 0(324) 851 70 10

Vivonco Hotel (Anamur)

Tel: 0(324) 851 42 00

Mamure Hotel ( Bozyazı)
Tel: 0(324) 851 54 00

Anamur'da çok sayıda eğlence yeri, disko bulunuyor.

Anamur itself is a modern town and not interesting except for the nearby Anemurion, the Anamur Castle and a decent but not very inviting beach.

Anemurion (Greek for Windy Spot) is on Cape Anamur, which is the Southernmost point of the Turkish coast in the Mediterranean Sea. Of Greek origin it was incorporated in the Roman Empire in 72 AD. In 650 the Arabs destroyed it completely. In the 12th and 13th century Armenian kings repopulated it, integrating the Castle 6 kilometres hence. The present ruins provide an aspect of a ghost town. It contains several mosaics that I unfortunately could not see, since there was no guard around to open doors and such. Better luck some other time.

ANAMUR

Anamur, modern bir ilçe. Yakın mesafede bulunan Anemurion, Anamur Kalesi ve temiz olan ama pek de çekici olmayan sahili dışında, çok ilgi çekici bir yer değil.

Anamur Burnu�ndaki Anemurion (rüzgarlı yer anlamına gelen Yunanca bir sözcük), Akdeniz�de, Türkiye kıyılarının en güneydeki noktasını oluşturuyor. Kökeni Yunan olan Anamur, MS 72�de Roma İmparatorluğuna katıldı. 650�de, Araplar şehri tamamen yok etti. 12. ve 13. yüzyıllarda Ermeni kralları, orayı yeniden yerleşime açtı ve 6 kilometre uzunluğunda bir kale inşa etti. Şimdiki kalıntılar, bir hayalet kasabası görüntüsü yaratıyor. Açık kapıların etrafında herhangi bir nöbetçi vs olmadığından, ne yazık ki oradaki bir çok mozaiği görmeyi başaramadım. Başka bir zaman daha şanslı olurum umarım.
Türkçe çeviri: Melek Emir. Katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Anemurion -also called Anemurium - near Anamur
Anemurion -also called Anemurium - near Anamur
Anamur mrt 2008 5180.jpg
Anamur mrt 2008 5180.jpg
Anamur mrt 2008 5239.jpg
Anamur mrt 2008 5239.jpg
Anamur mrt 2008 5182.jpg
Anamur mrt 2008 5182.jpg
Anamur mrt 2008 5186.jpg
Anamur mrt 2008 5186.jpg
Anamur mrt 2008 5187.jpg
Anamur mrt 2008 5187.jpg
Anamur mrt 2008 5189.jpg
Anamur mrt 2008 5189.jpg
Anamur mrt 2008 5190.jpg
Anamur mrt 2008 5190.jpg
Anamur mrt 2008 5191.jpg
Anamur mrt 2008 5191.jpg
Anamur mrt 2008 5192.jpg
Anamur mrt 2008 5192.jpg
Anamur mrt 2008 5195.jpg
Anamur mrt 2008 5195.jpg
Anamur mrt 2008 5205.jpg
Anamur mrt 2008 5205.jpg
Anamur mrt 2008 5213.jpg
Anamur mrt 2008 5213.jpg
Anamur mrt 2008 5208.jpg
Anamur mrt 2008 5208.jpg
Anamur mrt 2008 5209.jpg
Anamur mrt 2008 5209.jpg
Anamur mrt 2008 5210.jpg
Anamur mrt 2008 5210.jpg
Anamur mrt 2008 5206.jpg
Anamur mrt 2008 5206.jpg
Anamur mrt 2008 5217.jpg
Anamur mrt 2008 5217.jpg
Anamur mrt 2008 5218.jpg
Anamur mrt 2008 5218.jpg
Anamur mrt 2008 5219.jpg
Anamur mrt 2008 5219.jpg
Anamur mrt 2008 5220.jpg
Anamur mrt 2008 5220.jpg
Anamur mrt 2008 5226.jpg
Anamur mrt 2008 5226.jpg
Anamur mrt 2008 5224.jpg
Anamur mrt 2008 5224.jpg
Anamur mrt 2008 5221.jpg
Anamur mrt 2008 5221.jpg
Anamur mrt 2008 5222.jpg
Anamur mrt 2008 5222.jpg
Anamur mrt 2008 5223.jpg
Anamur mrt 2008 5223.jpg
Anamur mrt 2008 5228.jpg
Anamur mrt 2008 5228.jpg
Anamur mrt 2008 5232.jpg
Anamur mrt 2008 5232.jpg
Anamur mrt 2008 5233.jpg
Anamur mrt 2008 5233.jpg
Anamur mrt 2008 5235.jpg
Anamur mrt 2008 5235.jpg
Anamur centre
Anamur centre
Anamur from distance
Anamur from distance
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle courts
Anamur Castle inner walls
Anamur Castle inner walls
Anamur Castle view
Anamur Castle view
Anamur Castle view
Anamur Castle view
Anamur Banana seller
Anamur Banana seller
Bozyazı � Softa Castle
Bozyazı � Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
Bozyazı - Softa Castle
 
 Bozyazı resimleri:

 
 
 

 

 

 

NEVŞEHİR Turizmi Hakında,Geniş Bilgi Ve Mekanlar,

GENEL BİLGİLER
Nevşehir ilinin ilçeleri; Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı ve Ürgüp'tür.

Yeraltı Şehirleri
Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos'a 14 km. uzaklıktaki Özkonak kasabasında bulunan yeraltı şehri, İdiş Dağı'nın kuzey yamaçlarında volkanik, granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir yerde yapılmıştır. Yeraltı şehri henüz tam olarak temizlenmemiş olup temizlendiği kadarıyla ziyarete açılmıştır.



Kaymaklı Yeraltı Şehri: Nevşehir'e 20 km. mesafede bulunan Kaymaklı kasabasındadır. 8 katlı olup ilk katı erken dönem tarihlenmektedir. Roma ve Bizans dönemlerinde de diğer alanların oyularak genişletilmesi suretiyle yeraltı şehri haline dönüştürülmüştür. Bugün 4 katı ziyarete açıktır.
Tüf kayalara oyulmuş bu yeraltı şehri, bir kitlenin geçici olarak yaşayabilmesi için gerekli barınma şartlarına haizdir. Dar koridorlarla birbirlerine bağlanan oda ve salonlar, şarap depoları, su mahzenleri, mutfak ve erzak depoları, havalandırma bacaları, su kuyuları, kilise ve dışarıdan gelebilecek herhangi bir tehlikeyi önlemek için kapıyı içten kapatan büyük sürgü taşları vardır.



Derinkuyu Yeraltı Şehri: Nevşehir- Niğde karayolu üzerinde ve Nevşehir'e 30 km. uzaklıkta bulunan Derinkuyu ilçesindedir. Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar vardır. Bu yeraltı şehri 8 katlıdır. Kaymaklı yeraltı şehrinden farklı olarak burada misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ziyaretçilerin ilgisini çeken kuyu mevcuttur.
Yeraltı şehirleri sadece Kappadokia bölgesinin jeolojik oluşumlarına özgü yapılar olup diğer bölgelerde bu tür örneklere rastlanmamaktadır.



Mazı Yeraltı Şehri: Antik adı "Mataza" olan Mazı köyü, Ürgüp'ün 18 km. güneyinde, Kaymaklı yeraltı şehrinin ise 10 km. doğusundadır.
Değişik yerlerde 4 girişi tespit edilebilmiştir; asıl girişi düzensiz taşlarla örülmüş koridor sağlamaktadır. Kısa koridordaki iri sürgü taşı, yeraltı şehrinin giriş çıkışını kontrol altına almaktadır. İç kısımdaki küçük oda, sürgü taşının rahat bir şekilde hareket etmesi için yapılmıştır. Yeraltı yerleşiminin geniş alanlarına yayılan ahırlar, diğerlerinden farksızdır. Ahırlardan kısa bir koridor vasıtasıyla yeraltı şehrinin kilisesine ulaşılmaktadır. Bu mekânın girişi sürgü taşı ile kapatılabilmektedir. Kilise apsisi, köşeye oyulmuştur ve cephesi kabartmalarla süslüdür.



Özlüce Yeraltı Şehri: Eski adı "Zile" olan Özlüce köyü merkezindeki yeraltı şehri, Nevşehir- Derinkuyu karayolu üzerindeki Kaymaklı kasabasının 6 km. batısındadır.
Girişte bazalttan yapılmış, birbirine geçmeli iki kemerli mekân bulunmaktadır. Daha sonra yine moloz taşlarla örülü 15 m. uzunluğunda bir geçit vasıtasıyla asıl tüf kayaya ulaşılmaktadır. Yeraltı şehrine girişi sağlayan taştan yapılmış mekânlar, asıl yeraltı şehrini oluşturan kaya oyma mekânlara nazaran daha yenidir. Bu koridorun bitiminde 1.75 m. çapında sert granit taştan yapılmış sürgü taşı bulunmaktadır.
Girişteki ana mekân, yeraltı yerleşiminin en geniş alanı olup iki bölümden ibarettir. Büyük mekânın sağında erzak depoları, solunda ise oturma odaları bulunmaktadır. Oldukça uzun olan galerilerin kenarlarında hücre tipi odalar, tabanlarda ise tuzaklar yer alır. Henüz ziyarete açılmamıştır.



Tatlarin Yeraltı Şehri: 1991 yılında ziyarete açılan yeraltı şehri ise, mekânlarının büyüklüğü, erzak depolarının sayısının ve kiliselerin çokluğu nedeniyle askeri garnizon ya da manastır kompleksini akla getirir. Yeraltı şehri oldukça geniş alanlara yayılmış, ancak küçük bir kısmı temizlenebilmiştir. Halen iki katı gezilebilen yeraltı şehrinin en önemli özelliği diğer yeraltı şehirlerinde pek bulunamayan tuvalete sahip olmasıdır.
Kaleler
Nevşehir Kalesi: Selçuklular döneminde, Bağdat'a giden kervan yolunun korunması amacıyla inşa edilmiştir. Nevşehir'in eski yerleşim yerinde, sağlam bazalt kütleli bir tepenin üzerinde bulunan kale, Osmanlı döneminde Damat İbrahim Paşa tarafından onarılmış ve cumhuriyet döneminde de yeniden restore edilerek tahrip olmaktan korunmuştur. Sur duvarları genelde sağlam olup, kale girişi güneybatı yönündedir.



Uçhisar Kalesi: Nevşehir merkezine 10 km. uzaklıkta bulunan Uçhisar, doğal konumu nedeniyle bir hisar görünümündedir. Kapadokya manzarasına hâkimdir. Doğu Roma döneminde, korunaklı yapısı ile Arap akınlarına karşı kolayca savunma sağlamıştır. Kalenin içerisine oyulmuş eski bir mağara bulunmaktadır. Mağaraya üç yol ile girilir ve bu yollar geniş bir salonda birleşir. Yolların birinde taş kapı, ardında da nöbetçi odası mevcuttur. Kalenin içerisinde başka dehlizler de bulunmakla birlikte, bunların bazıları çökmüş bazıları ise molozla dolmuştur.



Ortahisar: Ürgüp-Nevşehir yolunun güneyinde bulunmaktadır. Yerleşimin ortasında kayalardan oyma evlerle çevrelenen doğal bir kale bulunmaktadır. Ortahisar’ın en önemli özelliği, bünyesindeki yeraltı kentleridir. Kolayca şekillendirilebilen bir kaya yapısına sahip olan kalede yerin altına oyulmuş doğal soğuk hava depoları da bulunmakta olup, bu depolarda günümüzde narenciye saklanmaktadır.
Kaplıca ve İçmeceler




Ürgüp İçmece ve Kaplıcası: Su kaynağı, ilçe merkezinin 5 km. doğusunda bulunmaktadır. Kaplıca suyunun ısı derecesi 14 °C olup, tuzlu, kokusuz, gazsız sular gurubundan sayılmaktadır. Deri hastalıklarının tedavisinde su banyosundan ve kaynağın az ilerisindeki kükürtlü çamurdan yararlanılır.



Bahçeli İçmecesi: Kaynak, Bahçeli köyünün kuzeybatısındadır. Suyu 18 °C olan bu içmece fazla gazlı, kokusuz, bikarbonatlı sofra sularını ihtiva eder. Hazmı kolaylaştıran ve böbrekleri temizleyen bu su aynı zamanda sofra suyu olarak da kullanılır.



Çorak ve Karakaya İçmeceleri: Nevşehir-Avanos karayolu üzerindeki bu içmecelerden; Çorak İçmecesi il merkezine 5 km., Karakaya İçmecesi de 13 km. uzaklıktadır. Alkali düzeyi yüksek, tuzlu ve bikarbonatlı olan Çorak suyu, içme olarak değerlendirildiğinde sindirimi kolaylaştırıcı etki yapmaktadır. Sodyum bikarbonatlı ve alkalik sulardan olan Karakaya İçmecesi de mide ve bağırsak rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.



Gümüşkent İçmecesi: Gümüşkent kasabasının hemen yakınında bulunan bu içmece, kısmen doğal, betonlaşmış bir havuzun içinde kaynamaktadır. İkinci bir havuzda toplanan su, bahçe sulamasında kullanılmaktadır. Gümüşkent İçmecesi, toprak alkali, bikarbonatlı ve bol karbondioksitli bir maden suyudur. İçme olarak değerlendirildiğinde metabolizma hastalıklarında karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında yararlı olmaktadır.
Ürgüp
Nevşehir'in 20 km doğusunda olan Ürgüp Kapadokya Bölgesinin en önemli merkezlerindendir. Göreme'de olduğu gibi tarihsel süreç içerisinde çok sayıda isme sahip olmuştur. Bizans Döneminde Osiana (Assiana), Hagios Prokopios; Selçuklular Dönemi'nde Başhisar; Osmanlılar zamanında Burgut kalesi; Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de Ürgüp adıyla anılmıştır.
Balonla Seyahat
Kapadokya’nın simgelerinden biri olmaya başlayan balonlarla yapılan turlar, bölgenin eşsiz güzelliğini görmenin en etkili yoludur. Gökte ağır ağır süzülerek yaklaşık 15 dakika süren balon tur, Kapadokya uygarlığının ve doğal güzelliğinin yürüyerek ulaşılamayan en uzak noktalarına kadar götürür

KAPADOKYA genel bir bakış

apadokya Nevşehir, Niğde, Aksaray üçgeni arasında kalan bölgeye Persler’in verdiği ad. Katpatukya "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına geliyor. Belki de "Düşler Ülkesi" demek daha uygun düşer. Bir de siz gidip gezin de gönlünüze göre bir ad verin.

Kapadokya, gidip görmemiş olup da resimlerinden bilenler için peribacaları'dır. Peribacaları gerçekten doğanın eşsiz armağanları olarak çok ilgi çekici. Ama Kapadokya gezip görmüş olanlar için çok daha derin, çok daha zengin bir anlamı çağrıştırır: Yüzlerce yüzlerce yıl önce yaşamış insanların yarattığı uygarlık, hıristiyanlığın ilk yıllarına uzanan mistik bir atmosfer, baskılara karşı inancın direnci...ve olağanüstü bir doğa!..

Bir de düşgücünüzün elverdiği kadar hayal kurma olanağı.

Nevşehir, Niğde, Aksaray üçgeni arasında kalan bölge Kapadokya olarak adlandırılıyor. Kapadokya ismi Persler’den geliyor. Persler Katpatukya olarak adlandırmışlar bu bölgeyi. Güzel Atlar Ülkesi anlamına geliyor.

Bölgede Perslerden önce Hitit ve Frigya yerleşimleri de olduğu biliniyor. Sonra da bir ara bağımsız krallıkla yönetiliyor ve ardından Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıkları iz bırakıyorlar.

OLAĞANÜSTÜ DOĞA

NASIL OLUŞTU?

Burada birkaç satırda özetleyeceğimiz ve halen de süren doğal oluşum 60 milyon yıldır sürüyor.

60 milyon yıl önce, üçüncü jeolojik devirde Toroslar yükseldi, kuzeydeki Anadolu platosunun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes ve Hasandağı ile ikisinin arasında kalan daha küçük Göllüdağ lavlar püskürttüler. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakası ile örtüldü. Bazalt çatlayıp, parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgarlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı. "Peribacası" dedi. Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakaları ise erozyonla vadilere dönüştü, ilginç şekilli kanyonlar oluştu. Bunlar doğanın bölgeye armağanı oldu.

İnsan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu. 9-10 bin yıl öncesine ait yerleşimlerden ilk Hristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yeraltı kentlerine kadar uzun bir dönemde bir büyük uygarlık yaratıldı.

Doğanın ve insanoğlunun bu macerasına tanıklık etmek için haydi, hemen Kapadokya’ya!

Kapadokya'yı kendi başınıza gezmeniz zor. Çok şeyi kaçırırsınız. Gezip gördüğünüz yerleri iyi bir rehberiniz yoksa eksik algılamanız kaçınılmaz.

Onun için bölgeye düzenlenen turlarla gitmenizi, kendiniz gitmişseniz yerel seyahat acentalarının düzenlediği günübirlik turlara katılmanızı öneririz.

Burada sayfalarımızın elverdiğince gezilip görülebilecek yerler hakkında doğru bilgiler bulacaksınız. Rehber eşliğinde gezmezseniz GEZİ'yi geziniz sırasında yanınızda bulundurmakta yarar var.

NEVŞEHİR

Eski çağlarda Nyssa ve Soandos olarak anılan kent merkezine Türkler Muşkara diyorlardı. Buralı olan Lale Devri’nin ünlü sadrazamı Damat İbrahim Paşa nüfusu artırmak için Sarılar Türkmen oymağını yerleştirdi, nüfusu artıp büyüyen bu yeni kente"Yeni Şehir" anlamına Nevşehir denildi.

Şehir merkezi doğa ve tarih açısından bölgenin en yoksul yeri sayılabilir. Gene de görülecek ne çok şey var. Kentin sırtını yasladığı tepede gördüğümüz kale 12. yy. Selçuklu yapısıdır. Damat İbrahim Paşa zamanında ve son olarak da 1966’da onarım görmüştür. Önde ve arkasında iki kapısı bulunan kalede 4 burç ve 42 mazgal bulunmaktadır.

Şehrin ortalarındaki Damat İbrahim Paşa Külliyesi 1718-1726 yılları arasında yapıldı. Kubbesi kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Cami olarak da anılır. Nevşehir taşından yapılan külliyenin ön bahçesinde sekiz sütunlu bir şadırvanı bulunmaktadır. Tek şerefeli bir minaresi vardır. İmarethane, kütüphane, kervansaray (Beylik Hanı), Müze olarak kullanılan okul külliyeyi tamamlayan yapılardır. Caminin yanında Paşa’nın 1946’da yapılmış anıtı görülmektedir.

Nevşehirli İbrahim Paşa Müzesi’nde lale devrine ait fotoğraf ve minyatürler bir salona toplanmıştır. İkinci salon arkeolojik eserlere, üçüncüsü ise etnografik eşyalara ayrılmıştır.

Kentle birleşmiş sayabileceğimiz Nar kasabası Kapadokya’nın olağanüstü doğası ile ilk yakın tanışmamızı sağlar. Kayalara oyulmuş evler, odalarla önlerine yapılan yeni kısımlar birleşerek tek ev oluştururlar.

Merkeze 8 km. uzaklıktaki Çat kasabası turistlerin ilgisini yeni yeni çekmeye başladı. Kayalara oyulmuş, uzun dehlizlerle geniş bir alanı kaplayan eski yaşam alanları ve çevredeki doğal oluşumlar ilgi çekicidir.

Nevşehir'de oteller dışında çok iyi lokantalar, barlar yok, eğlence yeri hiç yok. Bunlar için Ürgüp, Göreme, Avanos'a gideceksiniz.

UÇHİSAR

Bölgeyi dolaşmaya Nevşehir, Göreme ve Ürgüp’e eşit uzaklıkta bulunan Uçhisar’dan başlamalı. Kent merkezine 10 km. uzaklıktaki Uçhisar, Ortahisar’la birlikte bölgenin doğal kalesi görünümünde, adı da bu benzetmeden geliyor. Yoksa insan yapısı bir "hisar" değil. Uçhisar’ın kale olarak kullanımı Hititler döneminden başlıyor. Bizanslılar ise Arap akınları karşısında kendilerini korumak için kullanmışlar.

Uçhisar’ın tepesine çıkıp kilometrelerce karelik alana yayılmış muhteşem görünümü seyretmekte yarar var. Yalnız kış aylarında dikkatli olmak gerekiyor. Buzlanmadan ötürü ayağınız kayabilir. Uçhisar eskiden kaya oyma evlerle doluydu, sonradan yerleşime kapatıldı.

Nevşehir-Ürgüp karayolundan Uçhisar’a üç yol ayrımı var. Eğer bunlardan Ürgüp’e en yakın olanını (üçüncüsü) tercih ederseniz, sağ tarafınıza bir vadi göreceksiniz. Güvercinlik Vadisi olarak adlandırılan vadide kayalara oyulmuş güvercin yuvaları çok ilginç bir görüntü oluşturuyor. Vadide kayakiliseleri de var ama ziyarete açık değil.

GÖREME VE AÇIK HAVA MÜZESİ

Uçhisar’dan Göreme’ye devam ediyoruz. 2,5 km’lik yolun tam ortasında durup, bağ arasından ikiyüz metre yürürsek güzel bir seyir noktasına ulaşıyor ve Uzundere ile Avcılar Vadilerini kuşbakışı görüyoruz. Daha çok zamanı olanlar Göreme kasabasından vadilere girip daha yakından görebilirler.

Göreme peribacalarının içinde yerleşimin sürdüğü 2000 nüfuslu bir kasaba. Elbette yerleşik nüfus bu kadar.

Yörede Hristiyanlık öncesi dönemden kalan mezar odalarını kayalar üzerinde görüyoruz.

Göreme Açık Hava Müzesi’ne girmeden kasabanın içinde görmemiz gereken yerler var. Orta Mahalle Kilisesi kasabanın içindedir.

Avcılar Köyü’nün Uçhisar çıkışına yakın dinlenme yerinin 200 metre kuzey yönündeki Yusuf Koç Kilisesi özel arazi içinde ve güvercinlik olarak kapalı kaldığı için freskleri iyi korunmuş durumdadır, ama sütunları yıkılmıştır. Yol üzerinde Karşı Bacak Şapeli’ni, sütun ve kemerleri iyi durumda olan Durmuş Kadir kilisesini de görüyoruz. Avcılar köyünden Açık Hava Müzesi’ne giderken peribacalarının arasından bir boğazı geçip açık alana çıktığımızda yazın kuru olan sel yatağından yürüyüp çatalda sola dönüyoruz (sağa dönersek Görkün deresi ve vadisinde koni biçimindeki dikitleri toplu olarak görebiliriz) ve El Nazar Vadisi’nde El Nazar Kilisesi’ne ulaşıyoruz. Çadırı andıran bir koni içine oyulmuş El Nazar’ın bir kısmı yıkılmış olmasına rağmen tavan resimleri izlenebilmektedir. Vadide El Nazar ile Göreme arasında Saklı Kilise bulunuyor. Patikadan tırmanılan platodan sağdaki vadiye inildiğinde görülen kilisenin girişi 500 yıl kadar öncesi bir toprak kayması nedeniyle kapanmıştır. Freskleri orijinaldir.

Göreme Açık Hava Müzesi girişinin yakınındaki Meryem Ana kilisesini görüp müzeye girebiliriz. Müze alanı içerisinde küçüklü büyüklü çok sayıda kilise ile keşiş yemekhaneleri (refektorium), mezar odaları, kiler ve mahzen göreceğiz. ( Müze hergün 08.00 - 17.00 arası açık. Tel: 0. 384. 271 21 67 ) Kiliselerin hepsini açık bulamayabilirsiniz. Sürekli olarak restorasyon ve koruma çalışmaları yapılmakta olduğundan açık olanla yetineceğiz.

Müze alanındaki manastırlarda 7. yy’dan 12. yy’a kadar kilise mimarisini izlemek mümkündür. Düz tavanlı, beşik tonozlu, tek veya üç apsisli, merkezi haç planlı mimariye göre yapılmış kiliselerin fresklerinde de ikonalaşma çağı ve yerel üslupları yansıtan resimleri izleyebiliyoruz. Yöredeki manastırları "sayısız" olarak nitelersek yanlış olmaz. Bir çoğu harap durumda, freskleri yokedilmiş olarak günümüze ulaşabilmiş. Göreme vadisi kaya oyma kiliselerinin yanında doğal görünümüyle de etkileyici bir manzara sunuyor. Sırtlara doğru çıkıp Kılıçlar Vadisi ve Aktepe’yi seyrediyoruz.

Burası fotoğraf çekmek için de uygun yerlerden.

Müze alanındaki kilise ve diğer yapılardan önemlilerini görelim:

Girişte hemen karşımıza gelen yüksek kayaya Kızlar Manastırı deniyor. Dört kat halinde oyulmuştur. Birinci şapel en üstteydi, yıkıldı ve küçük bir parçası kaldı, merdivenle çıkıp kalan kısma bakıyoruz. İkinci şapel kaya kütlesinin içindedir, uzun bir geçitle ulaşılmaktadır.

Elmalı Kilise güneydeki uçurumun kıyısındaki tümseğe oyulmuştur, asıl girişin yolu çöktüğü için duvarına açılmış tünelden giriyoruz. Duvar ve tavan resimleri yer yer dökülmesine rağmen güvercinlik olarak kullanılmış olduğundan oldukça iyi korunmuştur. Ayasofya’nın temel planına uygundur.

Dokuz kubbeli, dört sütunlu, Grek haç planlı ve üç apsisli kilise 11. Yy. ortası ile 12. Yy. başına tarihleniyor. İsa'nın yaşamından 15 sahne resmedilmiş. Ana kubbede Pantokrator ( Evrenin Efendisi ) İsa, diğerlerinde melekler görülüyor.

Azize Barbara Kilisesi’ne(Şapel) Elmalı’nın ters yönünden giriliyor. İki sütunlu kubbesi, haç planı ile 11. Yy. özellikleri taşıyor. Tavanında ve duvarlarında basit halk süslemeleri görülüyor. Çok renkli ve karışık kompozisyonlar resmedilmiş. Girişin karşısındaki hayvan figürleri büyü bozmayı ifade ediyor.

Yılanlı ( Aziz Onuphorios ) Kilise adını azizlerin savaşıp yok ettikleri ejderha resminden alıyor. Enlemesine dikdörtgen planlı, beşik tonozludur.

Mezarların bulunduğu bölüm ise düz tonozludur. Kilise tonozunun iki yanında aziz tasvirleri var. Kilisenin güneyinden batısına doğru gördüğümüz L biçimindeki kaya kütlesinde kiler, mutfak ve yemekhaneler var.

Resimlerin en iyi izlenebildiği, renklerin bütün canlılığıyla korunduğu kilise olan Karanlık Kilise tümüyle resimlerle bezenmiştir. İsa’nın doğumundan ölümüne hayatının anlatıldığı resimler oldukça iyi durumdadır. (Karanlık Kilise’yi bir rehber eşliğinde dolaşmanızı, fresklerin neyi tasvir ettiğini rehberden dinlemenizi öneririz.)

Çarıklı Kilise’ye merdiveni yıkıldığından demir bir merdivenle çıkıyoruz. Dört kubbeli yapısıyla St. Barbara’ya, resimleri bakımından Karanlık Kilise’ye benziyor. Tahribata rağmen resimler bütünlüklerini korumaktadır. Otoparkın alt yanındaki Tokalı Kilise bölgenin en büyük kilisesidir. Merdivenle inilen bir alt kilisesi de bulunan Tokalı çağdaş restorasyonu tamamlanmış tek kilisedir.

Göreme’den ayrılmadan önce Kılıçlar Vadisi’ni görebiliriz. Göreme Vadisi ile Aktepe arasında beyaz tüf kayalardan oluşan bu vadilere Büyük ve Küçük Kılıçlar deniliyor. İçinden su yolu geçen peribacaları, tünelleri, ilginç biçimli kayalıkları ile etkileyici bir görünümü olan vadide dört sütunun taşıdığı büyük kubbeli Kılıçlar Kilisesi de görülüyor.

Göreme’den sonra Ortahisar ve Ürgüp yönüne devam edilebilir, biz bir başka yolu, Kızılçukur, Zelve ve Çavuşin’i görerek Avanos’a giden yolu izleyeceğiz.

Kızılçukur Vadisi

Göreme’den Çavuşin’e kadar olan alan gerçekten düşsel görüntülerle doludur. Çavuşin Köyü’nün içinden geçen toprak yol bizi Güllüdere ve Kızılçukur adlı iki doğa harikasına götürecek. Çavuşin Köyü’nde caminin yanından dönen toprak yolu izleyerek yarım saatlik bir yürüyüş de yapabiliriz. Vadilerin belirli bir kesimine kadar otomobille de gidilebilir ama akşam serinliğinde yürümeyi tercih edelim. Yürüdüğümüz sel yatağına Güllüdere deniliyor. Burası inzivaya çekilen keşişlerin yeriymiş. Kayalarda keşişlerin inziva hücrelerini görüyoruz. Bugün de inziva için ideal yer olduğunu düşündürtüyor. Kuş seslerinden başka bir ses duyulmuyor. Güllüdere ve Kızılçukur’un farklı biçimde oluşmuş kaya kütlelerine 12 kilise oyulmuş. Bu kiliseler Çavuşin’deki vaftizci John Kilisesi’nin etrafında toplanmış ilk Hristiyanların buraya yerleştiğini düşündürmektedir.

Kızılçukur özellikle akşam üzerleri, günbatımına yakın çok etkileyici bir manzara sunuyor. Derin, kıvrımlı ve yamaçları kırmızı renkli vadiye akşam güneşi vuruyor, oturup seyre dalıyorsunuz, her dakika renkler değişiyor. İsterseniz bir oyun oynayın, dikkatle bakın önce, sonra gözlerinizi iki dakika kapatıp yeniden bakın, renklerin değiştiğini daha açık göreceksiniz.

MERSİN Turizmi Hakında..Geniş Bilgi Ve Mekanlar

Yüzölçümü: 15.853 km²
Nüfus: 1.266.995 (2000)
İl Trafik No: 33
Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan Mersin , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır. Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.
İLÇELER:
Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyaka, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur.
MERSİN
Müzeler
İçel (Mersin) Müzesi
Adres: Atatürk Cad. Kültür Merkezi - İçel
Tel: (324) 231 96 18
Silifke Atatürk Evi
Adres: Taşucu Cad. No: 111 Silifke - İçel
Tel: (324) 714 10 19
Faks: (324) 714 28 52
Anamur Müzesi
Adres: Yalıevleri Mah. Fahri Görgülü Cad. No: 8
Anamur - İçel
Tel: (324) 814 16 77
Tarsus Müzesi
Adres: Tarsus - İçel
Tel: (324) 613 06 25

Ören Yerleri
İçel Müzesi
Pompeipolis - Mersinli - Merkez / Mezitli
Ayaş - Erdemli İlçesi
Kanlıdivane - Erdemli İlçesi
Kızkalesi - Erdemli İlçesi
Tırtar - Erdemli İlçesi
Küstüllü - Erdemli İlçesi
Çeşmeli - Erdemli İlçesi
Tömük - Erdemli İlçesi
İamas - Erdemli İlçesi
Koskerla - Erdemli İlçesi
Yapısıgüzel - Erdemli İlçesi
Hoyrat - Erdemli İlçesi
Kocahasanlı - Erdemli İlçesi
Çatören - Erdemli İlçesi
İmirzeli - Erdemli İlçesi
Tirmil Höyük - Mersin - Merkez
Karaduvar Höyük - Mersin - Merkez
Karaduvar Su kemer - Mersin - Merkez
Yümüktepe - Mersin - Merkez
Aslanköy Kaya Mezarı - Mersin - Merkez
Aslanköy Mağarası - Mersin - Merkez
Gözne Kalesi - Mersin - Merkez
Başnalar Kalesi - Mersin - Merkez
Öküzlü Kalesi - Erdemli İlçesi
Sinap Kalesi - Erdemli İlçesi
Çandır Kalesi - Erdemli İlçesi
Cet Tepe - Erdemli İlçesi
Güdübeş Kalesi - Mersin - Merkez / Yakaköy
Belenkeşlik Kalesi - Mersin - Merkez / Belenkişlik Köyü
Manavşa Kalesi - Mersin - Merkez / Değirmençay Köyü
Anamur Müzesi
Anemurium Örenyeri - Nasrettin Köyü
Mamure Kalesi - Bozdoğan Köyü
Silifke Müzesi
Cennet - Cehennem - Silifke / Hasanaliler
Narlıkuyu - Silifke / Pınarlıkuyu
Uzuncaburç - Silifke / Uzuncaburç
Ayatekla - Silifke / Becili
Alahan Manastırı - Mut / Geçimli Köyü
Holmi - Silifke / Taşucu
Aphrodisias - Silifke / Yeşilovacık
Demircili - Silifke / Demircili
Tekkadın - Silifke / Ovacık
Karadedeli - Silifke / Karadedeli
Topmar - Silifke / İmamuşağı
Karaböcülü - Silifke / Karaböcülü
Canbazlı - Silifke / Canbazlı
Kelenderis - Aydıncık
Meydancıkkale - Günlar
Sömek - Silifke / Sömek
Dağpazarı - Mut / Dağpazarı
Balabulu - Mut / Yalnızcabağ
Kale - Mut / Merkez
Bakırtepe - Silifke / Yeşilovacık
Cingeyli - Silifke / İmamlı
Adamkayalar - Silifke / Hüseyinler
Meydankalesi - Silifke / İmamlı
Kale - Silifke / Kirobasi
Gülümpaşalı Höyüğü - Silifke / Gülümpaşalı
Antikyo - Silifke / Narlıkuyu
Sinobiç - Mut / Yeşilyurt
Mavga Kalesi - Mut / Yeşilyurt
Gökburç - Silifke / Ovacık
Hançer Kalesi - Silifke / Ovacık
Mezgit Kale - Silifke / Ovacık
Karakabaklı - Silifke / Karadedeli
Kültesi - Silifke / Karadedeli
Işıkkale- Silifke / Karadedeli
Gözleyentepe - Silifke / Yeşilovacık
Çingentepe - Mut
Maltepe - Mut
Cami Kilise
Bölge yıllar boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik etmiş, Hıristiyan dünyasının ve Avrupa ülkelerinin değişik ölçülerde etkilendikleri özellikle Bizans ve Roma kültürüne ev sahipliği yapmıştır.
İlde İnanç Turizmi açısından önemli olan iki merkez vardır. Birincisi İsa'nın Havarilerinden St. Paul'un Tarsus'ta bulunan Evi ve Kuyusu Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edilmiştir. Diğeri Müslüman ve Hıristiyan alemince önemli olan ve Silifke/Başucu'nda yer alan erken Hıristiyan devrinde Hac Yeri olarak kabul edilen Azize Aya Tekla (Meryemlik) önemli dini ziyaret merkezleridir. Ayrıca Tarsus Ashabı Kehf Mağarası da il sınırları içerisinde bulunmaktadır.

MERSİN

İlde jeolojik hareketler ve aşınma sonucunda pek çok mağara oluşmuştur. Cennet ve Cehennem Obruğu, Narlıkuyu, Köşekbükü, Buğu Deliği Mağaraları önemlidir.
COĞRAFYA
Mersin Orta Akdeniz Bölgesi'nde olup, Torosların Bolkar dağlarından Akdeniz'e doğru, 1500 metreden başlayan mevcut platolar üzerinde halkın yaz sıcaklarından kaçarak mevsimi geçirdikleri yaylaları bol bir ilimizdir. Bunlar; Gözne, Fındıkpınarı, Mihrican, Ayvagediği, Soğucak ve Kızılbağ gibi yaylalardır.

İlin kuzeyi, Kuzeydoğu-Güneybatı istikametinde boydan boya uzanan Orta Toroslar ile çevrilidir. Bolkar Dağı, Elma Dağı, Büyük Eğri Dağı, Kızıldağ bu dağlar üzerindeki yüksek tepeleri oluşturur. Akdeniz, Mersin kıyılarında büyükçe bir kavis çizerek Mersin körfezini oluşturur. Taşucu ve Anamur körfezleri, ilin batı kesiminde ikinci derecede önem taşıyan körfezlerdir.

Mersin ve çevresinde, tipik Akdeniz sıcak ve ılıman iklimi hakimdir. Yaz ayları sıcak ve aşırı nemli, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır.
Ne Yenir
Mersin ilinde gelişmiş restoran modellerinde deniz ürünleri, kırmızı et yemekleri, özel kebap çeşitlerini yeme imkanları mevcuttur. Balık ızgaraları, tantuni, cezerye, kuş gözü, humus, telatür, eya dolması, şırdan, bandırma, yüzük çorbası, övelemeç özel yöresel yemeklerdendir.
Ne Alınır
Mersin ili alışveriş merkezleri açısından son derece zengindir. Mersin'in ve ilçelerinin yöresel özelliklerini yansıtan çeşitli hediyelik eşya ve tatlı çeşitleri alınabilir. El sanatlarına ait güzel örnekleri halılarda, kilim çeşitlerinde ve rengarenk yazmalarda görmek mümkündür.
Yapmadan Dönme

Silifke'de Cennet-Cehennem Mağaralarını görmeden,
Tarsus'ta St. Paul Kilisesini ve diğer tarihi eserleri görmeden,
Anamur'da Anamuryum Harabeleri, Erdemli'de Kanlıdivane Harabelerini gezmeden,
Göksu'da rafting, Bolkar'da trekking, koylarında diving yapmadan,
Plajlarında denize girmeden,
İlin meşhur tatlısı cezeryenin, özel kebap çeşidi tantuniyi tatmadan,
... Dönmeyin.

Amasra turistlerin gözdesi




Çok sayıda tarihi eserin bulunduğu, doğal güzelliklere sahip, Bartın'ın Amasra ilçesini günübirlik 25-30 bin, yılda yaklaşık 250 bin turist geziyor..


Helenistik dönemden Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar çok sayıda tarihi eserin bulunduğu Amasra, tarihi kalesi, anıt eserleri, camileri, kiliseleri, doğa güzelliği ve mutfak kültürüyle turistleri kendisine hayran bırakıyor.

Amasra'da, 1500-1600 kişi kapasiteli otel, ev pansiyonları ve kurumlara ait tesisler, özellikle hafta sonları tamamen doluyor.

Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi geçmişiyle kültür turizmi açısından cazibe merkezleri arasında yer alan ilçede turizmin çeşitlenmesi amacıyla yat ve yolcu rıhtımlarının yanı sıra Tekke Mahallesi'ndeki 1600 metrekare alanda çok amaçlı salon inşa edilerek turizmin 4 mevsime yayılması hedefleniyor.

Amasra Belediye Başkanı Ali Yıldırım, yaptığı açıklamada, geçen yıla oranla bu yıl ilçelerine gelen turist sayısında yüzde 25 oranında artış olduğunu söyledi.

Amasra'nın, Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren sanatçı ve oyuncu Barış Akarsu'nun da memleketi olmasının gelen turist sayısının artmasında etken olduğunu ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

''Sanatçının sevenleri, hayranları hala akın akın geliyor, mezarını ziyaret ediyor. Turist sayısının bu yıl yüzde 25 oranında artması biraz da bundan kaynaklanıyor. Bölgemizde tanıtım faaliyetleri doğrultusunda turist sayısı her geçen gün artmakta, özellikle hafta sonları nüfus 3-4 katına çıkmaktadır. Karadeniz'in mavi turlardan yararlanılabilecek en önemli merkezi olmayı hedefliyoruz.''

OTOPARK SIKINTISI

İlçelerinde otopark sıkıntısı olduğunu kaydeden Yıldırım, ''Deniz, Türkiye Taşkömürü Kurumu maden ocakları ve sit alanlarıyla çevrili olmasından dolayı Amasra'da otopark yapabileceğimiz alan yok. Ancak arazi sahibi vatandaşlarımızın yer konusunda bize destek vermesi durumunda otopark sorunu bir nebze de olsa çözümlenmiş olacak'' dedi.
Yörelerimiz Memleketimiz Memleketinize, yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,Tatil ,Yörelerimiz, Gezilecek ve Görülecek Güzel Yörelerimiz Yurdumuzun Güzel Mekanları , Yörelerimiz Ve Tanıtımları, Kitap Tanıtım Ve Özetleri, Hikaye ve Öyküler, şehitlerimiz,şehirler,illerimiz , şehirlerimiz, şehirlerimiz sitesi, şehirlerimiz izle, şehirlerimiz siteleri, şehirlerimiz resimleri, şehirlerimiz resmi, şehirlerimiz,