| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Yörelerimiz Memleketimiz yörenize,yakın,gezilecek,görülecek,Tatil Yerleri,turistlik Otel Rehberi, Gezi Tatil Köyleri,

Yörelerimiz Memleketimiz yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,gezilecek,Tatil,Kamp Var - Kamp Yeri, Çadırla kamp yapmak, Türkiye Kamp ve Karavan,Türkiye Tatil Yerleri Oteller, hoteller, rezervasyon, ucuz otel, turizm ,Otel Rehberi ,Gezi Tatil Köyleri, Ucuz Tatil ,Tatil Turları,

6 "motel" etiketi kullanan gönderi "motel" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

ADANA TARİHİ VE TURİSTLİK YERLERİ

bir çok Anadolu kenti gibi o da adını mitolojiden alıyor. Söylentiye göre Gök Tanrısı Uranus�un oğlu Adanus şehrin ilk temellerini atmış. Bir çok uygarlığın yaşadığı Adana bu uygarlıkların bıraktığı eserler açısından oldukça zengin. Sarıyakup, Alidede, Tepebağ, Kayalıbağ ve Türkocağı mahallelerindeki eski Adana evleri görülmeğe değer. Seyhan caddesi üzerindeki Arkeoloji Müzesi ve Kuruköprü civarındaki Etnografya Müzesi''nde bölgeden çıkan arkeolojik eserler ve Türk el sanatları sergileniyor. Bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Karataş, Adana�nın 50 km güneyinde bulunan bir sayfiye yeri. Bu belde balık lokantalaryla da ünlü...

İLKÇAĞ
Arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkan bilgilere göre Çukurova Bölgesi�nde çok eski devirlerden beri yüksek kültürlü medeniyetlerin yaşadıkları bilinmektedir.

Çukurova�nın belirgin tarihi Kitvanza Krallığı ile başlamaktadır. Bu konuda Hitit Devleti�ne ait kitabelerden bilgi alınmıştır. Bu Krallık M.Ö. 1335 yıllarında Hititlerin himayesine girmiştir.

Hitit Devleti�nin M.Ö. yaklaşık 1191 � 1189 yılları arasında batıdan gelen akınlarla yıkılması ile birçok küçük krallıklar ortaya çıkmıştır. Sırasıyla Kue Krallığı, Asurlular, Klikya Krallığı, İranlılar, Makedonyalılar, Selokidler, Çukurova Korsanları, Romalılar hakim olmuştur. Romalılar zamanında Çukurova ve Adana�nın geliştiği söylenebilir. Çünkü burada yapılan büyük köprüler, yollar ve sulama tesisleri ile başta Adana olmak üzere Çukurova oldukça gelişmiş ve önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Roma İmparatorluğunun yıkılışı ile birlikte İlk Çağ devri de kapanmıştır.

ORTAÇAĞ
Romalılar�dan sonra Orta Çağ�da Bizanslılar, Araplar, Selanikliler, Ermeniler, Mısır Türk Memlük Devleti, Ramazanoğulları buraya hakim olmuşlardır.

Ramazanoğulları Vakfiyesine göre bu dönemde; camiler, mescit ve medreselerle birlikte, yatılı ve yatısız yüksekokullar ve diğer kültür kurumları, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar yapılmış, büyük imar atılımlarına girişilmiştir.

YENİÇAĞ
Yeni Çağ döneminin sonunda ve Yakın Çağ�da buraya Osmanlı İmparatorluğu hakim olmuştur. ( 1517 � 1918 )

     

Gezilecek Yerler

Eğer yolunuz Adana�ya düşerse mutlaka bu yerleri görmelisiniz.Gezinize Kalelerden başlayarak sırayla devam etmelisiniz.

KALELER ; Adana�da çok sayıda tarihi kale vardır. Ceyhan�dan, Tarsus�a kadar 40-50 dağ kalesi olup bunlardan meşhur olanları şunlardır:

Adana Kalesi: Abbasi Sultanı Halife Harun Reşid tarafından, eskiden kalan kale yıkıntıları üzerine 781�de yaptırılmıştır. 1836�da Adana�yı işgal eden Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından yıktırıldığı için bugün temellerinin bir bölümü kalmıştır.

Evliya Çelebi seyahatnamesinde; �Dört köşeli çevresi dört yüz adımdır. Yedi kulesi, iki kapısı vardır� der. İlk devirde yapılan kalenin bir duvarı nehire dayanmış olup, diğer üç kenarı hendeklerle çevrilidir ve 7 burcu vardır.

(Kestanbol) Ayas Kalesi: Ceyhan�ın 30 km uzağındadır. Yumurtalık ismiyle anılır. Kale ortaçağda yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han 1536�da tamir ettirmiş ve �Sahil Kulesi� ismi verilen bir kule ilave ettirmiştir

Yumurtalık Kalesi


Yılanlı Kale: Ceyhan�a 6 km uzaklıktadır. Halk arasında ismi (Şahmeran)�dır. Misis�e yakındır. Ortaçağda Haçlı seferleri esnasında kurulmuştur. Taş yapı ve 9 kuleli olup, tepe üzerindedir.

Yılanlı kale


Anavarza Kalesi: Kozan�ın 22 km kuzeydoğusundadır. M.Ö. 9. asırda Asurlular tarafından yapılmıştır. 795 senesinde Abbasilerin eline geçmiştir. Sonra Ramazanoğulları�nın eline geçmiştir. On dördüncü asırda kullanılmaz olmuştur. Roma ve Bizans devrinde tamir edilmiştir. Justiniaus tamir ettirmiştir. Kozan ilçesinin Dilekkaya (Anabarza) köyü yakınındadır.

Toprak Kale: Toprak bir tepe üzerindedir. Osmaniye�nin 8 km batısında bulunan kale, Adana�nın doğusundadır. Çukurova�yı güneyden gelecek saldırılara karşı korumak için yapılmıştır. M.Ö. 3. asırda yapılmış olup Romalılar, Abbasiler, Selçuklular, Ramazanoğulları ve Osmanlılarca tamir edilmiştir. Duvarları ayaktadır.

Kozan Kalesi: Kozandadır. Asurlular tarafından yapılmıştır. 44 kulesi vardır. Çevresi yaklaşık 6 km'dir. Defalarca tamir görmüştür. Kısmen ayaktadır.

Kozan kalesi



Cem Kalesi: Ortaçağdan kalmadır. Cem kale ismi sonradan verilmiştir. Roma çağı kalıntıları vardır. Kadirli yakınındadır.

Kurtlar Kalesi: Adana�nın doğusundadır. Ortaçağda yapılmıştır. Birçok kere tamir edilmiştir. Bahçe ilçesindedir. Bazı duvarları durmaktadır.

Sirkeli: Ceyhan yakınlarında Hitit Höyüğüdür. Kazılarda M.Ö. on ikinci asra ait eserler bulunmuştur.

Sis Kale: Ceyhan civarındadır. Ortaçağa aiddir. Geçen asır tamir gördüğü halde harabe halindedir.

Milvan Kale: Adana�ya 48 km uzaklıktadır. Karaisalı yakınlarındadır. Ortaçağda yapılmıştır. Halen yıkıntı halindedir.

Annaşa, Haruniye, Hemite, Bucak, Dumlu, Feke, Cardak, Kum, Savranda, Semen kaleleri ile Toprakkale, Adana�daki diğer kalelerdir.

İÇLİ KÖFTE

GEREKLİ MALZEMELER:
(6 Kişilik)
Dışı İçin;
1 kg. bulgur
1 bardak irmik
2 bardak un
2 yumurta
250 gr. siyah dövme kıyma
İçi İçin;
1 kg. yağsız kıyma
750 gr. kuru soğan
Yarım paket margarin
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı karabiber
Kimyon
İsteğe göre toz biber

İÇİNİN YAPILIŞI:
Kıyma, 1 bardak su ile biraz pişirililir. Suyunu çekince ince ince kıyılmış soğanlar ve yarım paket margarin ilave edilir. Soğanlar sararıncaya kadar pişirilir. Salça, karabiber, kimyon ilave edilir. Soğutulmaya alınır (donması lazım).
DIŞININ YAPILIŞI:
Bütün malzemeler bir kapta yoğrulur. Yoğrulan malzemeden cevizden büyük parçalar elde edilir. Ve her pir parça yuvarlanır, yuvarlağın ortası parmak yardımıyla oyularak, hazırlanan harç içine konulur. (Tüm maharet, köfteyi incecik açabilmektedir.) Tamamı doldurulduktan sonra, kaynamış tuzlu suda haşlayarak pişirilir, afiyetle yenir.

******

ŞIRDAN DOLMASI

GEREKLİ MALZEMELER:
(4 Kişilik)
4 adet şırdan
250 gr. kıyma
Yarım kilo pirinç
Yarım kilo soğan
1 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber

TEMİZLENİŞİ:
İçi temizlenmiş şırdanların önce her iki yüzü de soğuk suyla, sonra sıcak suyla defalarca yıkanır. İyice
temizlendikten sonra bir kaç saat tuzlu ve limonlu suda bekletilir ve yeniden yıkanır. Temizliği oldukça uzun ve zahmetlidir.
YAPIMI:
Soğanlar küçük küçük doğranır. Pirinç, kıyma ve diğer malzemeler eklenerek karıştırılır.
Malzemeler, şırdanlara el yordamıyla doldurulur. Bütün şırdanlar doldurulduktan sonra tencereye yerleştirilir. 3 su bardağı su ve tuz ilave edilip, 60 dakika pişirilir, üzerine bolca kimyon dökülerek yenir.

******

İŞKEMBE DOLMASI

GEREKLİ MALZEMELER:
(6 Kişilik)
2 adet işkembe
250 gr. kıyma
Yarım kilo pirimç
Yarım kilo soğan
1 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı karabiber

TEMİZLENİŞİ:
İçi temizlenmiş işkembelerin önce her iki yüzü de soğuk suyla, sonra sıcak suyla defalarca yıkanır. İyice
temizlendikten sonra bir kaç saat tuzlu ve limonlu suda bekletilir ve yeniden yıkanır. Temizliği oldukça uzun ve zahmetlidir.
YAPIMI:
Soğanlar küçük küçük doğranır. Pirinç, kıyma ve diğer malzemeler eklenerek karıştırılır. İşkembeler, peçeteden biraz daha küçük karelere şeklinde kesiliri. Her birinin içine hazırlanan harçtan 1 yemek kaşığı kadar konulur. Bohça şekline getirilip, yorgan iğnesi ve ipliği ile dikilir. Bütün işkembeler doldurulduktan sonra tencereye yerleştirilir. 3 su bardağı su ve tuz ilave edilip, 40-60 dakika pişirilir, üzerine bolca kimyon dökülerek yenir.

******
SARMISAKLI KÖFTE :

GEREKLİ MALZEMELER:
(4 Kişilik)
1 kg. bulgur
2 su bardağı un
1 su bardağı irmik
2 yumurta
1 yemek kaşığı biber salçası
1 baş sarmısak
3 adet domates
Bir kaç sap maydonoz

YAPILIŞI:
*Bulgur ile irmik ıslatılıp, yoğurulur. İçine yumurtalar kırılır, en son da un ilave edilerek iyice yoğurulur. Fındık büyüklüğünde parçalar koparılıp, yuvarlanır. Ortasına parmak ile bastılır.
*Kaynamış suya bir tutam tuz, bir tutam limon tuzu atılır ve köfteler ilave edilir. İyice kaynadıktan sonra suyu süzülür
*Dövülmüş sarmısak ile rendelenmiş domatesler, yağ ve salça ile kavrulur. Kavurulan bu sos, köftelerin üzerine gezdirilir. Kıyılmış maydonozla süslenerek servis yapılır.

******

TIRŞİK

Malzemeler
1 kg Tırşik yaprağı
1 kase yoğurt
1 kg nohut ile dövme
1 çorba kaşığı tuz
4 yemek kaşığı un
Yeterince su

Yapılışı :

Tırşik yaprağı ince ince doğranır. Doğranan tırşik yaprağı iyice yıkanır. Bir kase yoğurt çırpılır, nohut ve dövme ile yıkanır. Su ısıtıldığında bunlar kazanın içine konur, tuz ilave edilir. İyice karıştırılır üzerine un eklenir. Bu yaptığımız yemek pişirilmeden önce bir gün bekletilir. Sonra yemek ocağa konularak iyice kaynatılır. Bunu piştiğini anlayınca yemek ocaktan indirilir ve tabaklara servis yapılır.

******

ÇAKILDAKLI

Malzemesi :
Yarım kg biber
Yarım kg patlıcan
Yarım kg fasulye
Yarım kg domates
Yarım kg dövme
Yarım kg nohut
2 tane patates

Yapılışı :

Biber, patlıcan, fasulye ve domates ufak ufak doğranır.Dövme ve nohut iyice yıkanır. Isıtılmış su tencereye aktarılır. Bu malzemeler piştikten sonra sarımsak dövülür. Salça, nane ve yağ karıştırılıp tavada kavrulur. Çorbanın üzerine dökülür ve çakıldaklı çorbamız yemeğe hazır olur.

******

BABAGANNÜÇ(ABUGANNÜÇ)

MALZEME:

4 tane İri patlıcan
1 tanedomates
Soğan 2 baş
Limon suyu 1
Salça
1 çorba kaşığı Toz biber
Yeterince Yağ ve Tuz

YAPILIŞI:
Patlıcanlar közde iyice pişirildikten sonra soyulur. Halka şeklinde doğranan soğan, yağ ve salça ile kavrulur. Başka bir kapta dövülen patlıcan da bu karışıma eklenerek bir müddet daha kavrulur. Ateşten indirilen bu karışımın üzerine ince doğranmış domates, baharatlar ve limon suyu ilave edilerek servis yapılır.


******
DUL AVRAT ÇORBASI

Malzemeler
2 su bardağı Un
Mercimek 2 s.b.
Limon
Kuru nane
Teryağ
Salça

YAPILIŞI:
Unu bir tepsi içine eleyin. Tuz ve su karışımı ile yoğurarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapın. Bir süre beklettikten sonra, oklava ile 3 mm. kalınlığında yufkalar açın. Uzun şeritler kesin. Bu şeritleri üst üste koyarak, küçük küçük kıyın. Hamurların birbirine yapışmaması için yufkaların üzerine un serpin. Bütün hamuru bu yolla küçük kareler şeklinde pul pul kesip bir kenara ayırın. Öte yandan mercimeği suda haşlayın. Bir iki taşım kaynatın. Haşlanmış mercimeklerin içine kestiğiniz hamurları atın. Tuzunu ekin. Hamurlar pişince bir adet limon suyunu sıkıp ateşten indirin. Eritilmiş yağa biber salçası, nane karıştırarak, yaptığınız çorbanın üzerine dökün. Sıcak sıcak ikram edin.

 

  Adana Hiltonsa Otel
Sınıfı : 5 Yıldızlı
İli : Adana
İlçesi: Adana-Merkez
308 Oda, 445 Yatak, 229 Standart Oda, 2 Rezerveli Oda, 145 Single Oda, 300 Double Oda, 45 Sigara İçilmeyen Oda, 59 Yönetici Odası, 92 Deluxe Oda, 49 Bağlı Oda, 1 Kral Dairesi, 17 Suit,


Butik Otel Princess Maya Adana Butik Otel Princess Maya Adana
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Adana
İlçesi: Adana-Merkez
32 Oda, 65 Yatak, 30 Standart Oda, 2 Suit,


Mavi Sürmeli Otel Adana Mavi Sürmeli Otel Adana
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Adana
İlçesi: Adana-Merkez
117 Oda, 252 Yatak, 102 Standart Oda, 1 Rezerveli Oda, 2 Kral Dairesi, 10 Suit, 2 Çocuk Suiti,


Otel Seyhan Adana Otel Seyhan Adana
Sınıfı : 5 Yıldızlı
İli : Adana
İlçesi: Adana-Merkez
140 Oda, 250 Yatak, 28 Sigara İçilmeyen Oda, 20 Suit,


Zaimoğlu Otel Adana Zaimoğlu Otel Adana
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Adana
İlçesi: Adana-Merkez
77 Oda, 146 Yatak, 2 Apart Oda, 6 Suit,

KAHRAMANMARAŞ`ın tarihi ve turistlik yerleri

Anadolu''nun en eski şehirlerinden ve kültür merkezlerinden biride Kahramanmaraş''tır. Halen tamamen işlenmemiş olan folklorunun zenginliğine, yetiştirdiği alimler ve sanatçılara kadar halkında katkısı olmuştur. Eski tarihlerden beri Kahramanmaraş''ın tabii afetlere maruz kalması, zaman zaman yer değiştirmesi ve tarih boyunca istilalara uğraması, İstiklâl Savaşında şehrin yanması, pek çok mimari ve kültür eserinin yok olmasına sebep olmuştur. Eskiden her Camii medresesinin halk tarafından kurulup yönetilen gayrî resmi birer okul ve kültür merkezi olduğu, bazı Camiiler de el yazması dinî ve çeşitli ilmî kitapları kapsayan kütüphaneler olduğu anlaşılmaktadır. Gerek bahsettiğimiz yangınlar gerekse bu kitapların, değerini bilmeyen ellere düşmesi neticesinde çoğu ortadan kaybolmuş, toplamak imkanı da olmamıştır.
Cumhuriyetin kurulması ile bütün yurtta olduğu gibi, eğitim ve öğretim alanında Kahramanmaraş''ta da yeni bir devreye girilmiş ve günümüze kadar hızlı gelişmeler devam edeKahramanmaraş gelmiştir.

KAHRAMANMARAŞ KALESİ

 

Kahramanmaraş kent merkezindeki yığma tepenin üstündedir. Günümüze değin birçok onarım geçiren kalenin İÖ I. İS II. yy. arasında yapılmış olacağı düşünülmektedir.150x75 metre
boyutlarında dikdörtgene yakın planlıdır. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü duvarların bir bölümünü ve üç burcu onartmıştır. Bunlardan biri kalenin eski giriş yapısıdır.
Kare planlı burcun dış duvarları kesme taş, iç duvarları ise moloz taştır. Yarıdan çoğu yıkılmış iç duvarlarda iç kapı koridoru ile kapı söve yerleri onarılmıştır. Burcun güney yüzünde sivri kemerli, çiftkanatlı kapı yer alır. Ahşap kapı kanatları, kalın saç kaplanarak iri başlı çivilerle perçinlenmiştir. Burcun doğusu mazgal deliklidir. İçten haç planlı burç, haçın uzun kolu üstündeki başka bir kapıyla kaleye açılır. Kale surlarının içi park olarak düzenlenmiştir. Açık çay bahçeleri, çocuk parkı ve dinlenme mekanları bulunmaktadır.

Kahramanmaraş, doğal güzellikler bakımından çok zengin ve şanslı bir ilimizdir. İçanadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin birleştiği noktada yer almaktadır. Bu bölgelerin birleştiği noktada yeralmasından ve değişik iklim özelliklerinden dolayı tabii güzellikleri çeşitli ve ilginçtir. Çevre illerimizin doğal güzelliklerinden kat kat fazla olan mesire yerleri mevcuttur. Su kaynaklarının bol olması, ormanlık alanların geniş yer tutması, iklim yapısının insan yaşantısına uygun olması, bir barajlar şehri görünümünde olması, tabii güzelliklerin çokluğunu da

beeraberinde ve siynesinde toplamıştır.

 

Türkiye, idari ve coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak çeşitli idari bölümlere ayrılmıştır. Merkezi idare kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler ise köylere ayrılmıştır. Bunlara Mülki İdare Bölümleri denir. İdari bölümlerin tespitinde coğrafi durumları, ekonomik şartları, kamu hizmetlerinin gerekleri ve ulaşım durumları dikkate alınmaktadır. Türkiye'de en büyük idari birime il adı verilir. Bir il; il merkezi, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı bütün köyleri kapsar. İllerde yönetme ve yürütme görevini, devletin atadığı valiler yerine getirir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 63 olan il sayısı, değişen şartlar ve ihtiyaçlara göre bugün 81'e ulaşmıştır. Gelişmiş bir çok ilçe de il olmayı beklemektedir.

İlden daha küçük idari birimlere ilçe adı verilir. Her il, büyüklüğüne göre çeşitli sayıda ilçelerden oluşur. İlçelerde mülki amire Kaymakam adı verilir. En küçük idari birime ise köy adı verilir. Muhtar tarafından yönetilen köy, yönetim açısından ilçe merkezine bağlıdır.

Büyük Maraş Oteli Kahramanmaraş Büyük Maraş Oteli Kahramanmaraş
Sınıfı : 2 Yıldızlı
İli : Kahramanmaraş
İlçesi: Kahramanmaraş-Merkez
35 Oda, 56 Yatak, 28 Standart Oda, 7 Suit,


Yimpaş Otel Kahramanmaraş Yimpaş Otel Kahramanmaraş
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Kahramanmaraş
İlçesi: Kahramanmaraş-Merkez
120 Oda, 264 Yatak, 119 Standart Oda, 1 Rezerveli Oda, 60 Single Oda, 30 Double Oda, 18 Sigara İçilmeyen Oda, 12 Suit, 18 Triple Oda

Kayseri pastırma diyarı


Kayseri

 

 

 

 

 

 

 

 

Mazaka, Kaisareia, Kayseri... 6000 yıllık bir şehir... M.Ö. 2000 yıllarında Anadoluya gelen Hititler, Kayseri yakınlarında Kültepeyi (Kaniş) kurmuş. M.Ö. de Mazaka adıyla Bağımsız Kapadokya Krallığının başkenti olan şehirde inanmayacaksınız belki ama 400 bin kişi yaşıyordu. M.S. 1782 de Roma eyaleti olan bölgenin başkenti olan şehrin adı artık Kaisareiadır. Bizans, 691 ve 721 yılları arasında Arap akınlarına uğrayan kent 1071 de Selçukluların egemenliğine geçer. Şehir daha sonra sırasıyla Danişmendliler, Moğollar, Eretna Beyliği ve 1398 yılında da Osmanlıların yönetimine geçer.

Nihayet 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet şehri Karamanoğulları''ndan alarak Osmanlılara bağlamıştır. Osmanlılar zamanında Kayseri, 1511''de Şahkulu ve Celali isyanları, 16. yy. sonrası Karayazıcı isyanı, 1624''te de Abaza Mehmet Paşa isyanı gibi önemli siyasi olaylara sahne olmuştur.

18. yüzyılda ise, devletin sıkıntılarından faydalanarak hanedan ailelerinin ortaya çıkması, eşkiyanın artması şehrin sosyal ve ticart hayatını etkileyen en önemli olaylardır. Bu arada, şehir 1717 ve 1835 yıllarında iki büyük zelzele geçirmiş, harap olmuştur. Kayseri, XIX. yüzyıl sonlarında Ankara vilayetine bağlı Kayseri Sancağı''nın merkezi olmuştur.

Kurtuluş Savaşı sırasında Develi''nin Bakırdağ bucağı bir süre Fransız işgali altında kalmıştır. Yunanlıların Haymana''ya kadar ilerlemesi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 24 Temmuz 1921''de hükümet merkezinin Kayseri''ye taşınmasına ve Ankara halkının da Kayseri''ye göç etmesine karar vermiştir. Kayseri''deki lise binası TBMM toplantıları için hazır duruma getirilmiştir.

Kayseri bağımsız sancak merkezi iken; 1924 Anayasası ile vilâyet yapılmış, Cumhuriyet''in ilk yıllarında 39.500 nüfuslu, harap, küçülmüş, fakirleşmiş bir şehir halini almıştır. 1927 yılında demiryolu hattının şehre ulaşması ile ulaşımda büyük bir gelişme olmuştur. Kayseri Tayyare Fabrikası ile 1935''te Sümerbank Bez Fabrikası''nın kuruluşu, Kayseri''yi bir sanayi şehri yapmıştır. Daha sonra 1950''li yıllarda şehirde büyük bir imar faaliyeti yapılmış, Türkiye''de ilk defa "Sanayi Sitesi" kurulmuş, birçok özel fabrika ve Kayseri Şeker Fabrikası açılmıştır. Kayseri bugün Orta Anadolu''nun sanayi ve ticaret merkezi olma gururunu taşırken, kültür ve turizm yönünden de büyük atılımlar içindedir.

 

Türkiye, idari ve coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak çeşitli idari bölümlere ayrılmıştır. Merkezi idare kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler ise köylere ayrılmıştır. Bunlara Mülki İdare Bölümleri denir. İdari bölümlerin tespitinde coğrafi durumları, ekonomik şartları, kamu hizmetlerinin gerekleri ve ulaşım durumları dikkate alınmaktadır. Türkiye'de en büyük idari birime il adı verilir. Bir il; il merkezi, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı bütün köyleri kapsar. İllerde yönetme ve yürütme görevini, devletin atadığı valiler yerine getirir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 63 olan il sayısı, değişen şartlar ve ihtiyaçlara göre bugün 81'e ulaşmıştır. Gelişmiş bir çok ilçe de il olmayı beklemektedir.

İlden daha küçük idari birimlere ilçe adı verilir. Her il, büyüklüğüne göre çeşitli sayıda ilçelerden oluşur. İlçelerde mülki amire Kaymakam adı verilir. En küçük idari birime ise köy adı verilir. Muhtar tarafından yönetilen köy, yönetim açısından ilçe merkezine bağlıdır.

Almer Otel Kayseri Almer Otel Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
77 Oda, 154 Yatak, 7 Suit,


Otel Kadıoğlu Kayseri Otel Kadıoğlu Kayseri
Sınıfı : 2 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
32 Oda, 60 Yatak, 10 Single Oda, 20 Double Oda, 2 Suit,


Grand Eras Kayseri Grand Eras Kayseri
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
100 Oda, 210 Yatak, 10 Suit,


Otel Grand Arslan Kayseri Otel Grand Arslan Kayseri
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
40 Oda, 85 Yatak, 2 Single Oda, 36 Double Oda, 2 Suit,


Otel Çapari Kayseri Otel Çapari Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
44 Oda, 92 Yatak, 4 Suit,


Bent Otel Kayseri Bent Otel Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
40 Oda, 90 Yatak, 25 Standart Oda, 5 Sigara İçilmeyen Oda, 10 Suit,


Hilton Otel Kayseri Hilton Otel Kayseri
Sınıfı : 5 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
212 Oda, 424 Yatak, 176 Standart Oda, 2 Rezerveli Oda, 5 Köşe Oda, 87 Single Oda, 89 Double Oda, 53 Sigara İçilmeyen Oda, 21 Deluxe Oda, 2 Bağlı Oda, 1 Kral Dairesi, 2 Suit, 7 Çocuk Suiti,


Ski Resort Dedeman Erciyes Kayseri Ski Resort Dedeman Erciyes Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Erciyes
53 Oda, 5+ Standart Oda, 4 Suit,


Grand Eras Erciyes Kayseri Grand Eras Erciyes Kayseri
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Erciyes
55 Oda, 130 Yatak, 8 Suit,

Uludagi bursa

 

 

Uludağ Hakkında


Bursa’nın tepesinde 2543 metre yükselen volkanik bir dağ’a tırmanıyor, amacı karlı tepelerin, eğlencenin, temiz havanın zevkini doyasıya çıkarmak isteyen mutlu insanların bir araya geldiği tatil ve eğlence merkezine uzanıyoruz.

Uludağ, Marmara Bölgesi’nin geniş düzlüklerine yayılmış, Bursa ili sınırları içinde yer alıp, ülkemizin en çok rağbet gören kış ve kayak merkezi konumunda. Dağın 12.732 hektarlık bölümü, 1961 yılında Milli Park olarak ayrılmış. Milli Park statüsü uygulamalı Uludağ da ziyaretçiler yıl boyu konaklama tesislerinden ve Kirazlıyayla, Sarıalan, Çobankaya’da düzenlenmiş olan günübirlik alanlardan da yararlanabiliyorlar.
Aralık ayından başlayıp Nisan ayına kadar karla kaplı alanlarında kayak yapmaya elverişli sahalar ve yüksek kar kalitesi ile kış sporları için makbul sayılan pistler bulunuyor.
Uludağ yaşamına geçmeden önce doğal yapısına bakacak olursak dağın çeşitli yüksekliklerinde dünya ormancılık literatüründe bilimsel ve görsel bakımdan bir çok özellik dikkat çekiyor. İlkbaharda yemyeşil uzanan orman denizi, sonbaharda sarı, turuncu, kahverengi, koyu yeşil gibi renklere bürünürken, sert kayalar anıtsal güzellikler sergiliyor. Bakacak Tepesi Bursa’nın seyir zevkine görkem katarken bu zenginliklere Uludağ’ın mitolojik öyküsü de ilave oluyor. Antik çağda Olympos Misios olarak bilinen dağ, insanları yüksek yerlerden izleyen efsanevi tanrıların yaşadığı yer olarak anılmış, Bizans devrinde keşişlerin barındığı bir yer olarak dağa “Keşiş Dağı” denilmiş, 1920 li yıllardan sonra dağ bugünkü adını almış.

Flora ve Fauna
Batı Anadolu’nun en yüksek dağı olan Uludağ’ın 11.338 Hektarlık alanında % 81’i ormanlarla kaplı. Bu bölümlerde Bursa Ovasından 2543 metreye yükselirken beş orman kuşağını gözlemek mümkün oluyor.300-350 metre yükseklikler tipik maki florası ile geçilirken Çalı Meşesi, Koca Yemiş, Defne, Katır Tırnağı gibi bitkiler canlı renk dünyaları ile pastoral bir ziyafet çekiyorlar. 700-750 metrelere çıkıldığında Kestane, Karaağaç, Ceviz, Fındık ağaçlarında, diğer çeşitlerle beraber karışık bir yaşam tarzı gözleniyor. 1000 metrede Kayın ağaçları Karaçam korulukları egemenliğine tanık olanlar, 1000-2000 metrelerde Göknar ağaçların yurduna misafir oluyorlar. Tamamen Uludağ’a özgü olan Uludağ Göknar’ı 700-2050 metrelere kadar yaşamlarını Kayın ağaçları, Titrek Kavak ve Çamlar arasında nefes kesen güzelliklerini karışık ormanın gizemiyle beraber sürdürürlerken, bu yüksekliklerden itibaren zirveye kadar bodur alp bitki örnekleri ardıçlar, küçük kır çiçekleri mevsimsel değişimlerle coşkulu bir peysaj sergiliyorlar. Uludağ’ın doruklarına tırmananlar 980 metrede yaban hayatı üretme istasyonun da geyik ve karacalar üretimine şahit oluyorlar. Milli Park sınırları içinde kurt, yaban domuzu, tilki, çakal ve sansarlar doğal yaşam koşullarını sürdürüyorlar. Uludağ’ın bir başka sürprizi akarsuları, ve gölleri, sportif amaçlı olanlar için bünyesinde olta balıkçılığı potansiyeline de cevap veriyor.

Uludağ’da neler yapılır
Uludağ’a kayak sporu için çıkanlar becerilerine göre farklı özellikteki 10 ayrı pistte kayabiliyorlar. Otellerin kar kıyafeti satan mağazalarından kayak kıyafeti kiralanabilen veya satın alınabilen kayak kıyafetleri kayak takımları ile ilgili bürolarından kayak öğretmenleri nezaretinde 5 ila 10 saat süreli derslerle kayak öğrenilebiliyor. Çeşitli yerlerde kullanıma sunulan kar motorları, atv, kızak gibi tekerlek ve paletli araçlarla kar gezileri yapılıyor. Kayak yapmayacak olanlar öncelikle oteller bölgesinin 3 km lik gezi parkurunda, temiz havada zindelik kazandıran yürüyüşler yapabiliyor. Konakladıkları otellerin dışında diğer tesisleri, otelleri geziyor iç bünyelerde sunulan aktivitelere katılabiliyor, havuz, sauna, spor salonu, disko, bar gibi ünitelerden yararlanabiliyorlar. 550 İla 1700 metre uzunluktaki 8 ayrı telesyejlerle çeşitli noktalara çıkıyor bu çıkış sırasında fotoğraf, film çekerken çevreyi seyredebiliyor farklı noktalara ulaşınca buradaki tepe-cafe, bar, restoranlarda oturup dinlenebiliyorlar. Oteller Bölgesinde ziyaretçilerin kullanımını sunulan teraslar ve cafelerde açık havada yemek yiyerek piknik yapılıyor. Havanın elverdiği ölçüde güneşleniyorlar. Bir çok yerde sıcak şarap ve sucuk ekmek yeniyor. Çeşitli alış veriş mağazaları gezilip dağda duyulan ihtiyaçlar karşılanabiliyor. Havanın kararmasıyla şölen gibi geçen akşam yemeğini takip eden saatlerde hızlı yaşanan gece hayatı başlıyor!. Canlı müzik yapan mekanlar dolmaya başlıyor. Tüketilen içkinin de etkisiyle eğlence kasabası haline dönen Uludağ’ın bar ve otel diskolarında sabahın ilk ışıklarına kadar dans edenler, bu defa karlı tepelerden sonra eğlencenin doruklarına çıkıyorlar. Otellerin sağlık ekipleri ve Uludağ Sabancı İlk Yardım Sağlık Merkezi, yükseklik, havadaki oksijen oranı gibi nedenler veya kırık, çıkık, burkulma gibi problem yaşayanlara dahiliyeci ve ortopetistlerle sağlık hizmeti veriyor.



NASIL GİDİLİR?
Bursa'nın 36 km güneyinde bulunan Uludağ, karayolu ile Bursa ya 40 km uzaklıkta yer alıyor. Ulaşım için karayolunun yanı sıra telefrik ile kent merkezinden Sarılana dek karşılıklı seferler düzenleniyor. 20 dakikada Sarıalan Kamp alanına gelen ziyaretçiler bu noktadan itibaren oteller bölgesine minibüs seferleri ile kişi başı 1,5 milyon TL ödeyerek ulaşıyorlar. Bursa'dan Uludağ'a taksi ile gelmek isteyenlerin ödediği ücret ise 40 milyon civarın da oluyor. 1. Gelişim ve II. Gelişim Bölgesi olarak tanımlanan turistik oteller bölgesinde sürekli açık tutulan kara yolunun yanı sıra kayak sporuna gönül verenler için 8 telesiyej ile 7 teleski hizmet veriyor.
Zirve, Şahinkaya, Kuşaklıkaya, Tutyeli, Belvü gibi tepelerin bulunduğu Uludağ da çeşitli yürüyüş parkurları da yer alıyor.
Bursa Uludağ Oteller Bölgesi- Cennetkaya,
Oteller Bölgesi-Sarıalan-Çobankaya
Oteller Bölgesi-Softaboğan Şelalesi
Oteller Bölgesi-Hanlar Bölgesi-Bağlı Köyü
Oteller Bölgesi-Zirve Tepesi
Wolfram-Madenler Bölgesi-Göller Yöresi rehberler eşliğinde gezilebiliyor.
Dağa çıkış. Öncelikle özel araçlarıyla bilhassa kışın dağa çıkacak olanların lastik dişleri aşınmamış olmalı. Buzlanma ve aşırı kar yağışıyla kar kaplı zeminler zincir takmayı gerektiriyorsa yol boyunca neredeyse sanayi haline gelen zincircilerden satın alınabilir, kiralanabilir, zincir taktırılabilir. Bursa'nın Çekirge semtinin devamında asfalt olarak başlayan rampa yolda virajlarla Kirazlıyayla'ya kadar rahat geliniyorsa da bu noktadan itibaren keskin U dönüşlere rastlanıyor. Asfalt yol, kübik tarzda düzgün parke taşı döşeli olarak devam ediyor.
Milli Park girişi ücretli olup otomobiller 4 milyon TL ödüyorlar. Gişeler sonrası Oteller Bölgesine 11 km yolunuz kalırken, bazen yoğun sis ve iş makinelerine rastlanabiliyor.
Telesiyej ile çıkışlarda her tesis kendi çıkış kartını gişelerinde satıyor. Tele asılı olarak sürekli dönmekte olan iki kişilik bankların önüne geliniyor ve arkadan gelen bank üzerine oturuluyor. Güvenlik demiri indirilerek yola direk yüksekliğinde devam ediliyor. İniş platformuna yaklaşınca güvenlik demiri yukarı kaldırıldıktan hemen sonra banktan kalkılıp sol veya sağa doğru hamle yapılarak iniliyor. Böylece bank dönüşüne devam ediyor. Telesiyejin üç kademeli hız ayarı bulunuyor. Dağdaki göze batan bir başka unsur ise pek de saldırgan olmamakla beraber çok sayıda başıboş köpeklerin her yerde dolaşıyor olması

ALAHAN MANASTIRI

Yorum yazabilirsiniz ama yorumlarınızı ben kontrol ettikten sonra sitede görebilirsiniz. Bu sayfalar politik tartışmalar ya da dünyaya hayatta olduğunuzu duyurmak için hazırlanmış forumlar değil!


The Mut tourist guide tells us that the Alahan (Apadnos) monastery is on the road from Mut to Karaman, about 20 kilometers from Mut (and another 3 from the main road). It was built on a rocky side of the Taurus Mountains at about 1200 meters. There are three churches, the complex is thought to have been built in 440-442. Christian symbols such as fish and grapes and representations of several saints abound.

I visited the complex thanks to the Mersin photography club that gave me a ride from Mut and back again. Most pictures will give the impression I was alone there, a few others indicate I was not at all. In a very few pictures I took the liberty of editing a person out (hiding him or her behind rocks or shrubbery).

I show many pictures because I am aware that for some specialists it is important to see the site from as many sides as possible.
previous page pages 1 2 ALL next page
Alahan mrt 2008 4856.jpg
Alahan mrt 2008 4856.jpg
Alahan mrt 2008 4857.jpg
Alahan mrt 2008 4857.jpg
Alahan mrt 2008 4858.jpg
Alahan mrt 2008 4858.jpg
Alahan mrt 2008 4859.jpg
Alahan mrt 2008 4859.jpg
Alahan mrt 2008 4868.jpg
Alahan mrt 2008 4868.jpg
Alahan mrt 2008 4861.jpg
Alahan mrt 2008 4861.jpg
Alahan mrt 2008 4862.jpg
Alahan mrt 2008 4862.jpg
Alahan mrt 2008 4872.jpg
Alahan mrt 2008 4872.jpg
Alahan mrt 2008 4873.jpg
Alahan mrt 2008 4873.jpg
Alahan mrt 2008 4863.jpg
Alahan mrt 2008 4863.jpg
Alahan mrt 2008 4864.jpg
Alahan mrt 2008 4864.jpg
Alahan mrt 2008 4865.jpg
Alahan mrt 2008 4865.jpg
Alahan mrt 2008 4867.jpg
Alahan mrt 2008 4867.jpg
Alahan mrt 2008 4876.jpg
Alahan mrt 2008 4876.jpg
Alahan mrt 2008 4875.jpg
Alahan mrt 2008 4875.jpg
Alahan mrt 2008 4874.jpg
Alahan mrt 2008 4874.jpg
Alahan mrt 2008 4877.jpg
Alahan mrt 2008 4877.jpg
Alahan mrt 2008 4879.jpg
Alahan mrt 2008 4879.jpg
Alahan mrt 2008 4878.jpg
Alahan mrt 2008 4878.jpg
Alahan mrt 2008 4869.jpg
Alahan mrt 2008 4869.jpg
Alahan mrt 2008 4871.jpg
Alahan mrt 2008 4871.jpg
Alahan mrt 2008 4881.jpg
Alahan mrt 2008 4881.jpg
Alahan mrt 2008 4882.jpg
Alahan mrt 2008 4882.jpg
Alahan mrt 2008 4883.jpg
Alahan mrt 2008 4883.jpg
Alahan mrt 2008 4880.jpg
Alahan mrt 2008 4880.jpg
Alahan mrt 2008 4884.jpg
Alahan mrt 2008 4884.jpg
Alahan mrt 2008 4885.jpg
Alahan mrt 2008 4885.jpg
Alahan mrt 2008 4886.jpg
Alahan mrt 2008 4886.jpg
Alahan mrt 2008 4887.jpg
Alahan mrt 2008 4887.jpg
Alahan mrt 2008 4888.jpg
Alahan mrt 2008 4888.jpg
Alahan mrt 2008 4889.jpg
Alahan mrt 2008 4889.jpg
Alahan mrt 2008 4891.jpg
Alahan mrt 2008 4891.jpg
Alahan mrt 2008 4890.jpg
Alahan mrt 2008 4890.jpg
Alahan mrt 2008 4892.jpg
Alahan mrt 2008 4892.jpg
Alahan mrt 2008 4893.jpg
Alahan mrt 2008 4893.jpg
Alahan mrt 2008 4894.jpg
Alahan mrt 2008 4894.jpg
Alahan mrt 2008 4895.jpg
Alahan mrt 2008 4895.jpg
Alahan mrt 2008 4956.jpg
Alahan mrt 2008 4956.jpg
Alahan mrt 2008 4955.jpg
Alahan mrt 2008 4955.jpg
Alahan mrt 2008 4954.jpg
Alahan mrt 2008 4954.jpg
Alahan mrt 2008 4938.jpg
Alahan mrt 2008 4938.jpg
Alahan mrt 2008 4939.jpg
Alahan mrt 2008 4939.jpg
Alahan mrt 2008 4937.jpg
Alahan mrt 2008 4937.jpg
Alahan mrt 2008 4936.jpg
Alahan mrt 2008 4936.jpg
Alahan mrt 2008 4896.jpg
Alahan mrt 2008 4896.jpg
Alahan mrt 2008 4897.jpg
Alahan mrt 2008 4897.jpg
Alahan mrt 2008 4898.jpg
Alahan mrt 2008 4898.jpg
Alahan mrt 2008 4910.jpg
Alahan mrt 2008 4910.jpg
Alahan mrt 2008 4907.jpg
Alahan mrt 2008 4907.jpg
Alahan mrt 2008 4906.jpg
Alahan mrt 2008 4906.jpg
Alahan mrt 2008 4927.jpg
Alahan mrt 2008 4927.jpg
Alahan mrt 2008 4928.jpg
Alahan mrt 2008 4928.jpg
Alahan mrt 2008 4908.jpg
Alahan mrt 2008 4908.jpg
Alahan mrt 2008 4909.jpg
Alahan mrt 2008 4909.jpg
Alahan mrt 2008 4899.jpg
Alahan mrt 2008 4899.jpg
Alahan mrt 2008 4900.jpg
Alahan mrt 2008 4900.jpg
Alahan mrt 2008 4901.jpg
Alahan mrt 2008 4901.jpg
Alahan mrt 2008 4902.jpg
Alahan mrt 2008 4902.jpg
Alahan mrt 2008 4903.jpg
Alahan mrt 2008 4903.jpg
Alahan mrt 2008 4904.jpg
Alahan mrt 2008 4904.jpg

Safranbolu evleri, Tarihçesi,ulaşım,gezilebilecek yerler,

Safranbolu Kendini koruyan Kent
Anadolu'nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresi tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi.

Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından "Dünya Miras Listesi"ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir. Safranbolu tarihi ve kültürel zenginliğinin ifadesi olarak bugün doğal ve çevre dokusu içinde korunmakta olan 1008 esere sahiptir. Kaya Mezarları, höyükler, Cinci Hanı ve Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi, Yemeniciler Arastası, İncekaya Su Kemeri, Konaklar, Çeşmeler, Türbeler bu eserlerin bir bölümüdür.

Safranbolu ilk ününü geleneksel ve özel bir mimari yapıya sahip Safranbolu Evleri ile kazanmıştır. Bu evler 18. ve 19. yy Türk toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleridir. Kalabalık aile yapısının, ekonomik zenginliğin ve yöredeki iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler görkemli çatıları nedeniyle "Beş cepheli mimari eser" olarak nitelendirilmektedir.


Safranbolu Evleri 2-3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında fazla sayıda penceresi olan ve odalarının her ayrıntısı büyük bir ustalıkla meydana getirilmiş yapılardır. Bu yapılarda taşın estetik kullanımı, ahşap işçiliğinin akıllara durgunluk veren kalitesi, tavan ve duvar süslemeleri, iç mekanlarda kurulmuş havuzlar, merdiven korkulukları ve nihayet kapı tokmakları... Hepsi seyredenleri hayran bırakacak güzelliktedir.

Safranbolu evinin üzerinde yapıldığı arsa ne şekilde olursa olsun, üst katlarda geometrik bütünlük büyük bir ustalıkla sağlanmıtır. Ev yerleşiminde komşuluk ilişkileri ön planda tutulmuştur. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar insanları birbirine yaklaştırırken, evlerin cumbaları ve çıkmaları bu dar sokaklarda görünümü zenginleştirmektedir.

Safranbolu,tarihi boyutunun ve evlerinin yanı sıra çok ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Bu anlatım turizmi çeşitlendirme kaygısının bir ürünü değildir.Gercekten Safranbolu'da bulunan doğal güzellikler herhangi bir yerleşim yerini tek başına ön plana çıkarmaya yetecek düzeydedir. Ne var ki bir müzekent görünümdeki Safranbolu'yu üne kavuşturan geleneksel Türk evlerinin mükemmelliği ilçenin doğal güzelliklerini ikinci plana çıkarmaktadır. Ağırlığının yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen ve adını kente vermiş olan safran bitkisi burda yetişmektedir ve bu kentin gözbebeğidir.Safranbolu'nun ün yapmış diğer ürünü Safranbolu Çavuş Üzümü'dür.Çavuş üzümleri içinde en çok tutulanı bu üzümdür ve yörede yaygın olarak yetiştirilmiştir. Safranbolu ayrıca lokumu ile de tanınmaktadır. İlçede çeşitli türlerde lokum yapan imalathaneler bulunmakta ve ilçe dışına lokum satılmaktadır.

Safranbolu'nun tanıtılmasıyla birlikte artan ilginin yoğunluğu turizm olanaklarını da geliştirmektedir. Bugün Safranbolu kültürel turizm anlayışının ilgi odağıdır.

KONUMU VE ULAŞIM

Safranbolu; Batı Karadeniz Bölgesinde; bağlı bulunduğu Karabük iline 10km., Ankara'ya 240 km. ve Istanbul'a 406 km. uzaklıktadır. Ankara ve İstanbul ile bağlı bulunduğu karayolunun büyük bir bölümü otobandır. Normal süratle Safranbolu Ankara arası 2,5 saatte, Safranbolu İstanbul arası ise 5 saatte katedilmektedir.

Denize en yakın bağlantıları ise 91 km. ile turistik İnkumu, 97 km. ile yine turistik Amasra'dır.

İklim yönünden yılın dört mevsiminin özelliklerini de yaşayan Safranbolu'da yaz ve kış ayları insanların yaşamlarında zorluk yaratmayacak özelliktedir.

Safranbolu her türlü konaklama ve restaurant ihtiyacına cevap verecek özellikte bir kent merkezidir.




Gezilecek yerler :KENT İÇİNDEKİ NOKTALAR:
- Gezi Evleri (Kaymakamlar Evi, Kileciler Konağı, Mümtazlar Evi, Karaüzümler Evi, Kavsalar Evi)
- Cinci Hanı,Cinci Hamamı
- Eski Hükümet konağı, Saat Kulesi, Güneş Saati
- Eski Tabakhane
- Eski Değirmen
- Çarşılar (Yemeniciler Arastası, Demirciler, Bakırıylar, Kalaycılar, Semerciler çarşısı )
- Camiler (Kazdağlı, Köprülü Mehmet Paşa, İzzet Mehmet Paşa, Daşdelen, Akçasu Kaçak Camisi)

SEYİR TERASLARI
- Hıdırlık tepesi
- Mezarlık ve Kale
- Hasandede kayasy
- Şahbalı
- Gümüş Tepesi
- Hastane Altı
- Küpçü Tepesi

ARKEOLOJiK ALANLAR
- Kaya Mezarları (Hacılarobası; Grup Köyleri,Karakoyunlu Mah.)
- Gümüş Tepesi Höyüğü

DOĞA YÜRÜYÜşLERİ
- Düzce Köyü Kanyonu
- Tokatlı Kanyonu
- Bulak Deresi
- Aşağı Tabakhane
- Dereköy Değirmeni
- İncekaya Köyü
- İncekaya Su Kemeri
- Dere Sokak
- Akçasu Camisi
- Uzunkır
- Gümüş
- Dibanos
- Dışkale Altı
- Misak-i Milli
- Kanlıkaya Akseki

ORMAN VE YAYLALAR
-Kirkille Çamlığı
-Gürleyik Mesire Yeri
-Sarıçiçek Yaylası
-Uluyayla

DİĞER İLGİ NOKTALARI
- İncekaya Su Kemeri
- Yörük Köyü
- Konarı Gölü

- Konarı Taş Köprü
- Su Değirmeni
- Bulak ve Hızar Mağaraları


NE YENİR?
Kentte Evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu Lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.
Yörelerimiz Memleketimiz Memleketinize, yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,Tatil ,Yörelerimiz, Gezilecek ve Görülecek Güzel Yörelerimiz Yurdumuzun Güzel Mekanları , Yörelerimiz Ve Tanıtımları, Kitap Tanıtım Ve Özetleri, Hikaye ve Öyküler, şehitlerimiz,şehirler,illerimiz , şehirlerimiz, şehirlerimiz sitesi, şehirlerimiz izle, şehirlerimiz siteleri, şehirlerimiz resimleri, şehirlerimiz resmi, şehirlerimiz,