| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Yörelerimiz Memleketimiz yörenize,yakın,gezilecek,görülecek,Tatil Yerleri,turistlik Otel Rehberi, Gezi Tatil Köyleri,

Yörelerimiz Memleketimiz yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,gezilecek,Tatil,Kamp Var - Kamp Yeri, Çadırla kamp yapmak, Türkiye Kamp ve Karavan,Türkiye Tatil Yerleri Oteller, hoteller, rezervasyon, ucuz otel, turizm ,Otel Rehberi ,Gezi Tatil Köyleri, Ucuz Tatil ,Tatil Turları,

9 "konaklama yerleri" etiketi kullanan gönderi "konaklama yerleri" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

NEVŞEHİR VE TARİHİ VE TURİSTLİK YERLERİ


Nevşehir

Nevşehir Mondros Mütarekesi günlerinde 12. Kolordu'' ya bağlı 11. tümenin denetim alanı içindeydi. Karargâhı Niğde''de bulunan tümenin önemli silah ve cephane depolarından biri de Nevşehir''de idi.

Orta Anadolu, Mütareke''nin belirlediği paylaşım alanlarının dışında kaldığı için Nevşehir, Milli Mücadele yıllarında önemli bir siyasi olaya tanık olmadı. Bununla birlikte 4 Eylül 1919''da toplanan Sivas Kongresi''ne, Nevşehir adına bir delege katıldı: Dellalzade Hacı Osman Efendi. Hacı Osman Efendi, kongrede alınan bütün vilayet ve kazalarda Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Şubeleri oluşturulmasını öngören kararın Nevşehir''de uygulanmasına öncülük etti. Bu cemiyetin önde gelenleri Eyüp Bey, Müftü Süleyman Hakkı Efendi, Belediye Başkanı Ahmet Efendi idi. Bugün Nevşehir''e bağlı olan Avanos''ta da cemiyetin bir şubesi kurulmuştu.Bu cemiyetin çalışmalarında en etkin kişi Belediye Başkanı Nuri Bey''dir.

Milli Mücadele yıllarında Nevşehir''e ilişkin olarak anılması gereken bir başka gelişme de Mustafa Kemal'' in 22 Aralık 1919'' da Hacı Bektaş''a gelmesidir. Bektaşileri Milli Mücadele�ye kazanmak amacını güden Mustafa Kemal Hacı Bektaşı Veli Tekkesi Çelebisi Cemalettin Efendi ve tekke şeyhi Salih Niyazi Baba ile görüştü. Ülkenin içinde bulunduğu durum uzun uzadıya ele alındı. Her iki Bektaşi önderi de Mustafa Kemal ile aynı düşüncede olduklarını ve Milli Mücadele saflarına katıldıklarını açıkladılar. Bu Mustafa Kemal''in Sivas Kongresi sonrasında kazandığı en önemli başarılarından biriydi. Bu görüşmeden sonra Anadolu''nun her yanındaki Bektaşi Tekkeleri birer Kuvay-i Milliye karargahı işlevi gördü.

Nevşehir Osmanlıların son dönemlerinde Niğde Sancağı''na bağlı bir kaza idi. Cumhuriyetimizin ilanından sonra 1924'' te Niğde yeni idari yapılanmada bir il olarak ortaya çıkarken Nevşehir de ilçelerinden biri oldu.

6429 sayılı yasa ile Nevşehir 20 Temmuz 1954 tarihinde il haline getirildi. Kırşehir ve Kırşehir'' e bağlı Mucur, Avanos, Hacıbektaş ( 1945'' ..te ilçe oldu.), Kayseri''ye bağlı Ürgüp ( 1935'' te ilçe oldu.), Niğde'' ye bağlı Arapsun (1948'' de Gülşehir adını aldı.) Nevşehir'' in ilçeleri haline getirildi. Kozaklı ve Hamamorta köyleri Avanos'' a bağlı birer köy iken birleştirilerek 1954'' te Kozaklı adıyla ilçe olarak Nevşehir''e bağlandı. Kırşehir 1957''de tekrar il yapıldı. Mucur ilçesi ile beraber Nevşehir''den ayrıldı.Daha önceleri Melegübü ismi ile anılan bir bucak merkezi olan Derinkuyu 1 Nisan 1960'' ta ilçe durumuna getirildi. Acıgöl kasabası ise 4 Temmuz 1987'' de ilçe olmuştur.

 

İLÇELER:



Nevşehir ilinin ilçeleri; Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı ve Ürgüp'tür.


Gülşehir: Nevşehir'e 20 km. uzaklıktadır. Osmanlı Sadrazamı Karavezir Mehmet Seyyid Paşa'nın yaptırdığı külliye; cami, medrese ve çeşmeden oluşmaktadır. İlçedeki Aziz Jean Kilisesi ve Sivasa Gökçetoprak yeraltı şehri görülmeye değer yerlerdendir.


Kozaklı: Nevşehir' in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Kozaklı sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Kozaklı kaplıcaları, Batı Alman kaplıcaları Birliği sınıflamasına göre sodyumlu, kalsiyumlu, klorlu olup A ve C grubu şifalı sular grubuna girmektedir. Kozaklı kaplıcalarından iltihabı olmayan romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin, cilt hastalıklarının, kronik iltihaplı kadın hastalıklarının, damar sertliklerinin, mantar hastalıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı gözlenmiştir.



Acıgöl: Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde yer alan ve Nevşehir'e uzaklığı yaklaşık 20 km. olan Acıgöl'de tespit edilebilen en eski yerleşim M.Ö. VIII. yüzyıla aittir. Ağıllı köyü yakınlarındaki Topada Geç Hitit Dönemi'ne ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kaya anıtında bölgenin siyasi durumu ve liderinin icraatları ile ilgili bilgiler yer almaktadır.



Derinkuyu: Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde eski adı Melegobia olan Derinkuyu Nevşehir'e 29 km. uzaklıktadır. Akarsuyu ve gölü bulunmayan bu ilçenin içme suyu 60-70 m derinlikteki kuyulardan temin etmesinden dolayı "Derinkuyu" olarak adlandırılmıştır.İlçede 85 m derinliğinde bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Bu yeraltı şehri, bir yeraltı şehrinde bulunan tüm özelliklere sahiptir.


Avanos: Nevşehir'in 18 km kuzeyinde olan Avanos'un antik dönemdeki adı Venessa'dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak'ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elde edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır.


Ürgüp: Nevşehir'in 20 km doğusunda olan Ürgüp Kapadokya Bölgesinin en önemli merkezlerindendir. Göreme'de olduğu gibi tarihsel süreç içerisinde çok sayıda isme sahip olmuştur. Bizans Döneminde Osiana (Assiana), Hagios Prokopios; Selçuklular Dönemi'nde Başhisar; Osmanlılar zamanında Burgut kalesi; Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de Ürgüp adıyla anılmıştır.

Hacıbektaş: Nevşehir-Kırşehir yolu üzerinde Nevşehir'e 45 km uzaklıkta olan Hacı Bektaş, ilçe merkezinde yapılan kazılar sonucunda Eski Tunç Çağı, Hitit, Frig, Hellenistik ve Roma Dönemi'ne ait ele geçen eserler, Hacıbektaş Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.


Hacı Bektaş yakınlarındaki Karaburna köyü yakınlarında Topada ve Sivasa'da olduğu gibi Geç Hitit Dönemi'ne ait Hitit hiyeroflifi ile yazılmış Karaburna kaya anıtı bulunmaktadır.


Hacı Bektaş-i Veli Ve Bektaşlık

Asıl adı Muhammed bin Musa olan ve doğum ölüm tarihi kesin belli olmayan Hacı Bektaş-ı Veli'nin 1209 - 1210 tarihlerinde doğup,1270 -1271 tarihlerinde öldüğü sanılmaktadır.Anlatılan menkıbelere göre Nişaburludur.Çocukluk ve gençliği Horasan'da geçmiş, Hoca Ahmet Yesevi Ocağında felsefe, sosyal ve müsbet ilimler öğrenmiştir.

Hacıbektaş, Selçukluların siyasi ve iktisadi düzenlerinin bozulduğu,yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı bir dönemde Horasan'dan Anadolu'ya gelmiş; köy köy, şehir şehir gezerek Türk birliğinin sağlanması, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için çaba harcamıştır. Eski adı Sulucakarahöyük bugünkü adıyla Hacıbektaş İlçesinde kurduğu okulda öğrenciler yetiştirmiş; Türk dili ve kültürünün yabancı etki ve yozlaşmalardan korunması için çalışmıştır. Onun hoşgörü ve insan sevgisine dayalı düşünce sistemi kısa sürede geniş halk kitlelerine ulaşarak benimsenmiştir. "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır", "Kadınları okutunuz", "Eline, diline ve beline sahip ol", "Araştırma açık bir sınavdır", "Her ne ararsan kendinde ara", "Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız".


Yukarıdaki özdeyişler Hacı Bektaş-ı Veli'nin felsefesini en güzel biçimde açıklamaktadır. Onun dünya görüşü 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile aynı anlayışı aksettirmektedir.

 

Otel Peri Tower Nevşehir Otel Peri Tower Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
126 Oda, 270 Yatak, 106 Standart Oda, 20 Suit,


Altınöz Otel Nevşehir Altınöz Otel Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
120 Oda, 248 Yatak, 108 Standart Oda, 12 Suit,


Kapadokya Lodge Country Club Nevşehir Kapadokya Lodge Country Club Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
146 Oda, 300 Yatak,


Otel Viva Kapadokya Nevşehir Otel Viva Kapadokya Nevşehir
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
54 Oda, 108 Yatak, 54 Standart Oda,


Resort Dedeman Kapadokya Nevşehir Resort Dedeman Kapadokya Nevşehir
Sınıfı : 5 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
349 Oda, 751 Yatak, 314 Standart Oda, 39 Sigara İçilmeyen Oda, 34 Suit, 1 Presidential Suit


Dinler Resort Nevşehir Dinler Resort Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Merkez
79 Oda, 158 Yatak, 76 Standart Oda, 3 Çocuk Suiti,


Yıltok Otel Nevşehir Yıltok Otel Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Avanos
178 Oda, 362 Yatak, 172 Standart Oda, 6 Suit,


Altınyazı Otel Nevşehir Altınyazı Otel Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Avanos
114 Oda, 237 Yatak, 104 Standart Oda, 1 Rezerveli Oda, 6 Köşe Oda, 5 Sigara İçilmeyen Oda, 3 Çocuk Suiti,


Büyük Avanos Otel Nevşehir Büyük Avanos Otel Nevşehir
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Avanos
60 Oda, 121 Yatak, 54 Standart Oda, 4 Rezerveli Oda, 2 Aile Odası,


Avanos Irmak Otel Nevşehir Avanos Irmak Otel Nevşehir
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Avanos
128 Oda, 256 Yatak,


Tokmak Guesthouse Pansiyon Nevşehir Tokmak Guesthouse Pansiyon Nevşehir
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Avanos
12 Oda, 24 Yatak, 12 Standart Oda,


Otel Kapadokya Melagobia & Restaurant Nevşehir Otel Kapadokya Melagobia & Restaurant Nevşehir
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Derinkuyu
32 Oda, 70 Yatak, 4 Suit,


Turist Otel Kapadokya Nevşehir Turist Otel Kapadokya Nevşehir
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Göreme
80 Oda, 60 Standart Oda, 12 Apart Oda, 8 Suit,


Çiner Otel Nevşehir Çiner Otel Nevşehir
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Göreme
42 Oda, 90 Yatak, 3 Suit,


Ccs Kapadokya Cave Suites Nevşehir Ccs Kapadokya Cave Suites Nevşehir
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Nevşehir
İlçesi: Nevşehir-Göreme
18 Oda, 35 Yatak, 14 Deluxe Oda, 4 Suit,

 

NİGDE VE TARİHİ

Niğde

 

 

 

 

 

 

 

Coğrafi konumu itibariyle Niğde, Akdeniz bölgesini Orta Anadolu''ya ve Sivas başyaylasına dolayısıyla Doğu Anadolu''ya, Ereğli ve Ankara yolları ile de Batı ve Karadeniz bölgelerine bağlayan iki çok önemli boğazı kontrol altında tutmakta idi. Bunlardan birincisi Gülek Boğazı, ikincisi ise Zamantı-Yahyalı yolu idi.

Çukurova bölgesi işgale başlanır başlanmaz Niğde�de bulunan 41 nci Tümen�in mevcut askerleri ve Niğde, Bor ve Pozantı gönüllülerinin oluşturdukları Kuvayı Milliye, Pozantı�nın olası bir işgale karşı muhafazası için bölgeye yerleşti. Stratejik noktaları kontrol altına aldı ve buradan gelecek herhangi bir düşman saldırısını bertaraf etmeye hazır bir konuma geldi. Bu iyi tahkimat ve konuşlanma sayesinde bu bölgeden düşman girememiştir.

Pozantı�da alınan bu tedbirlerin diğer bir geçiş yolu olan Zamantı-Yahyalı yolu üzerinde de alınması gerekiyordu. Fransızların Kozan�ı ele geçirdikten sonra yukarıdaki yol ile Aladağlar�ı aşıp Orta Anadolu�ya girecekleri anlaşılınca, hemen bu bölgede faaliyetler başladı. Aladağlar�ın gerek güneyi, gerekse kuzeyinde hızlı bir harekete girişildi.

1920 yılı Kasım ayı başlarında Yahyalı�da adı geçen yolu kontrol altında tutacak 50 kişilik bir birlik oluşturuldu. Bu birliğin komuta kademesi, askerinin bir kısmı ile silah ve mühimmatını Niğde �den temin ediyordu.

Fransızların ilerleme ihtimalleri arttıkça bu yoldaki tahkimat ve alınan tedbirlerde artıyordu. Nitekim 20 nci Kolordu Komutanı A.Fuad Bey�in Çukurova Bölge Komutanı Kemal Bey�e verdiği emirde;

�Niğde Bölgesinde tertip edilen müfrezeler, kararlaştırıldığı gibi Karaisalı bölgesine gideceklerdir. Yahyalı�da bir nizamiye bölüğü ile milli müfrezeler, Sis dolaylarına hareket edeceklerdir...�Alınan bu tedbirlere rağmen, bazı Ermenilerin öncülük ettiği bir grup Fransız öncü birliği Ulupınar Köyü yakınlarındaki bir mağraya kadar ulaşabildiler ve burayı karakol yaparak bir müddet burada kalmaya çalıştılar. Bunu haber alan 41 nci Tümen Komutanlığı, Şükrü Efendi komutasındaki bir taburu bölgeye gönderdi. Anılan birlik Yahyalı�ya ulaşınca Ulucami yanındaki medreseyi kendisine karargah yaptı, çevre köyler, aşiretler ve Yahyalı ahalisini teşkilatlandırarak bir strateji hazırlamaya başladı. 41 nci Tümen Komutan Yardımcısı Yarbay Mümtaz Bey�in bölgeye gelip komutayı ele almasından hemen sonra başlayan çatışma kısa sürede başarıya ulaştı, düşman askeri imha edilmişti. Fransızlara yardım eden Ermenilerin pek çoğu bu çatışmada Fransızlarla birlikte muamele gördüler, geriye kalanlar ise bölgeyi terk ettiler.

Stratejik olarak bu askeri tedbirleri başarıyla uygulayan Niğde teşkilatı aynı zamanda bölgede meydana gelebilecek anarşik eşkıya hareketlerine karşı da icabeden tedbirleri aldı. Bu suretle Niğde ve civarında Türkiye geneli itibariyle yüksek bir ortalamada bulunan gayr-i müslimlerin olası taşkınlıkları ve iç isyanlarına karşı da gereken tedbirler alınmıştı.

Bilindiği üzere bu dönemde cephede eksikliği hissedilen yeğane şey, mühimmat ve erzak idi. Bunların temini hususunda Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilen Tekalif-i Milliye Kanunu herkesin malumudur. Bu büyük ihtiyaç, bütün yurt çapında hamiyetperver insanlarımız tarafından karşılanmaya çalışıldı. Bu hususta da Niğde üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirdi. Gıda maddeleri olarak özellikle buğday, arpa, baklagiller, soğan vs. gibi temel besin maddeleri ihtiyaç duyulan yerlere gönderildi. Niğde�den yapılan bu hayiti destek Mustafa Kemal tarafından yollanan takdirnamelerle ödüllendirilmiştir.

Niğde�den yapılan lojistik destek sadece gıda maddeleriyle sınırlı kalmadı. Nakil Vasıtaları, araç-gereç ve giyecek maddeleriyle de devam etti. Niğde�nin yetiştirdiği emekli veya terhis olmuş subay, er vs. askerlerde gönüllü birlikler olarak Batı ve Adana cephelerinde vuruşmuşlardır. Niğde, gerek Heyet-i Temsiliye döneminde, gerekse Büyük Millet Meclisi döneminde Anadolu hareketini gönülden desteklemiş ve bu desteğini Sivas ve Ankara�ya gönderdiği delegelerle de ispatlamıştır.

 

Merkez İlçe: 2.081 kilometrekare yüzölçümü ve 68 bin nüfusu ile en büyük ilçedir. Denizden yüksekliği 1.229 metredir. 54 yerleşim birimi bulunmaktadır. Niğde 1923 yılında il statüsüne kavuşmuştur.

Bor: Merkez ilçeden sonra en büyük ilçedir. 1.322 kilometrekare yüzölçümü olan ilçe merkez ilçeye 14 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı ilçede 27 yerleşim birimi mevcuttur. 1923 yılında ilçe olmuştur.

Altınhisar: Niğde'ye 35 km. uzaklıktadır. 5.500 nüfusu vardır. Yüzölçümü 615 kilometrekare olan ilçede 16 yerleşim birimi bulunur.

Çamardı: 1948 yılında kurulmuştur. Niğde'ye 75 km. uzaklığı olan ilçede yaklaşık 6.500 kişi yaşamakta ve 22 yerleşim birimi bulunmaktadır. İlçe çok önemli bir dağcılık merkezidir.

Çiftlik: Niğde'ye 65 km. uzaklıktadır. 3.500 nüfusa sahip olup 1990 yılına ilçe olmuştur ve 9 yerleşim birimi bulunur.

Ulukışla: Niğde'ye 50 km. uzaklıktadır. E-90 karayolu üzerinde kurulmuş oan ilçenin nüfusu 7 bin civarındadır. 1924 yılında ilçe olmuştur ve 30 yerleşim birimi bulunur.

Grand Otel Niğde Grand Otel Niğde
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Niğde
İlçesi: Niğde-Merkez
80 Oda, 170 Yatak,

AGRI VE TARİHİ YERLER


Ağrı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ağrı''nın Kurtuluşu M.Ö. 18. Yüzyıl öncesine dayanmaktadır. M.Ö.15. yüzyılda Hurri Mitani krallığının kuzey ucunu işgal etmiş olan ve bu topraklarda asıl hakimiyeti Urartular kurmuştur. Kimerlerle başlayıp, Pers ve Makedonyalılardan sonra M.Ö. 1. yüzyılda Part ve Şahlar, Moğollar, İlhanlılar, Kara koyunlular ve Safaviler 16. Yüzyıla kadar Ağrı ve çevresinde hakimiyet kurmuşlardır. 1514 yılında Yavuz Sultan Selim''in Şah İsmail''i Çaldıran meydan muharebesinde yenmesiyle bölge Osmanlıların eline geçmiştir.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında Ruslar tarafından işgal edilmiş, aynı yıl yapılan Berlin Antlaşmasıyla işgal sona erdirilmiştir.

1.Cihan Harbi''nin ikinci senesinde düşman birlikleri topraklarımıza girerek hunharca katliamlar yapmışlardır. Esaret ve işgale alışmamış cesur ve imanlı halkımız 15 Nisan 1918 ''de kurtuluş meşalesini Ağrı Dağı''nın doruklarından ateşleyerek, özgürlüğünü kazanmıştır.
Osmanlı dönemlerinde yıllarca sancaktarlık olan Beyazıt , Cumhuriyetle birlikte Vilayet olmuştur. 1927 yılında coğrafi, ekonomik, nüfus ve ulaşım gibi sebeplerle önce Şorbulak, Karakilise ve karaköse isimleri ile anılan İl , 1938 yılında İl sınırları içinde yer alan ve Türkiye''nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı''ndan esinlenerek AĞRI olmuştur....
15 Nisan 1918 yılından beri her yıl 15 Nisan günü İl''in düşman işgalinden kurtuluşunun şenlikleri yapılır...

Kalenin güneydoğusunda da Urartu Dönemi�nden kaldığı sanılan bir yerleşim alanının izleri vardır. D.Huff tarafından kapsamlı bir şekilde araştırılan buradaki kaya mezarı M.Ö. 13 ile 9. yy. arası olarak tarihlendirilmiş ve Urartu döneminde kalenin adının Daryunk olduğunu belirtmiştir.

Doğubayazıt�tan geçen tarihi İpek Yolu�nun çok eski çağlara uzandığı düşünülürse, ilk yerleşmin Urartular�dan önce kurulduğu düşünülebilir. Doğal bir kale konumunda olan Karaburun tepelerinin sarp kayaları, düzgün taş duvarlarla örülerek muhkem bir kale inşa edilmiştir. Kalenin temelinde bulunan taşarın cins ve kesme tekniğinden de, ilk kalenin Urartular tarafından yapıldığı, daha sonraki yıllarda kalenin Selçuklular ve Osmanlılar tarafından onarıldığı anlaşılıyor

 

 

 

Türkiye, idari ve coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak çeşitli idari bölümlere ayrılmıştır. Merkezi idare kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler ise köylere ayrılmıştır. Bunlara Mülki İdare Bölümleri denir. İdari bölümlerin tespitinde coğrafi durumları, ekonomik şartları, kamu hizmetlerinin gerekleri ve ulaşım durumları dikkate alınmaktadır. Türkiye'de en büyük idari birime il adı verilir. Bir il; il merkezi, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı bütün köyleri kapsar. İllerde yönetme ve yürütme görevini, devletin atadığı valiler yerine getirir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 63 olan il sayısı, değişen şartlar ve ihtiyaçlara göre bugün 81'e ulaşmıştır. Gelişmiş bir çok ilçe de il olmayı beklemektedir.

İlden daha küçük idari birimlere ilçe adı verilir. Her il, büyüklüğüne göre çeşitli sayıda ilçelerden oluşur. İlçelerde mülki amire Kaymakam adı verilir. En küçük idari birime ise köy adı verilir. Muhtar tarafından yönetilen köy, yönetim açısından ilçe merkezine bağlıdır.

Otel Nuh Ağrı Otel Nuh Ağrı
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Ağrı
İlçesi: Agri-Doğubeyazıt
57 Oda, 120 Yatak, 57 Standart Oda, 11 Single Oda, 40 Double Oda, 3 Triple Oda


İsfahan Otel Ağrı İsfahan Otel Ağrı
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Ağrı
İlçesi: Agri-Doğubeyazıt
85 Oda, 198 Yatak, 75 Standart Oda, 40 Double Oda, 10 Suit,

 

KAHRAMANMARAŞ`ın tarihi ve turistlik yerleri

Anadolu''nun en eski şehirlerinden ve kültür merkezlerinden biride Kahramanmaraş''tır. Halen tamamen işlenmemiş olan folklorunun zenginliğine, yetiştirdiği alimler ve sanatçılara kadar halkında katkısı olmuştur. Eski tarihlerden beri Kahramanmaraş''ın tabii afetlere maruz kalması, zaman zaman yer değiştirmesi ve tarih boyunca istilalara uğraması, İstiklâl Savaşında şehrin yanması, pek çok mimari ve kültür eserinin yok olmasına sebep olmuştur. Eskiden her Camii medresesinin halk tarafından kurulup yönetilen gayrî resmi birer okul ve kültür merkezi olduğu, bazı Camiiler de el yazması dinî ve çeşitli ilmî kitapları kapsayan kütüphaneler olduğu anlaşılmaktadır. Gerek bahsettiğimiz yangınlar gerekse bu kitapların, değerini bilmeyen ellere düşmesi neticesinde çoğu ortadan kaybolmuş, toplamak imkanı da olmamıştır.
Cumhuriyetin kurulması ile bütün yurtta olduğu gibi, eğitim ve öğretim alanında Kahramanmaraş''ta da yeni bir devreye girilmiş ve günümüze kadar hızlı gelişmeler devam edeKahramanmaraş gelmiştir.

KAHRAMANMARAŞ KALESİ

 

Kahramanmaraş kent merkezindeki yığma tepenin üstündedir. Günümüze değin birçok onarım geçiren kalenin İÖ I. İS II. yy. arasında yapılmış olacağı düşünülmektedir.150x75 metre
boyutlarında dikdörtgene yakın planlıdır. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü duvarların bir bölümünü ve üç burcu onartmıştır. Bunlardan biri kalenin eski giriş yapısıdır.
Kare planlı burcun dış duvarları kesme taş, iç duvarları ise moloz taştır. Yarıdan çoğu yıkılmış iç duvarlarda iç kapı koridoru ile kapı söve yerleri onarılmıştır. Burcun güney yüzünde sivri kemerli, çiftkanatlı kapı yer alır. Ahşap kapı kanatları, kalın saç kaplanarak iri başlı çivilerle perçinlenmiştir. Burcun doğusu mazgal deliklidir. İçten haç planlı burç, haçın uzun kolu üstündeki başka bir kapıyla kaleye açılır. Kale surlarının içi park olarak düzenlenmiştir. Açık çay bahçeleri, çocuk parkı ve dinlenme mekanları bulunmaktadır.

Kahramanmaraş, doğal güzellikler bakımından çok zengin ve şanslı bir ilimizdir. İçanadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin birleştiği noktada yer almaktadır. Bu bölgelerin birleştiği noktada yeralmasından ve değişik iklim özelliklerinden dolayı tabii güzellikleri çeşitli ve ilginçtir. Çevre illerimizin doğal güzelliklerinden kat kat fazla olan mesire yerleri mevcuttur. Su kaynaklarının bol olması, ormanlık alanların geniş yer tutması, iklim yapısının insan yaşantısına uygun olması, bir barajlar şehri görünümünde olması, tabii güzelliklerin çokluğunu da

beeraberinde ve siynesinde toplamıştır.

 

Türkiye, idari ve coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak çeşitli idari bölümlere ayrılmıştır. Merkezi idare kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler ise köylere ayrılmıştır. Bunlara Mülki İdare Bölümleri denir. İdari bölümlerin tespitinde coğrafi durumları, ekonomik şartları, kamu hizmetlerinin gerekleri ve ulaşım durumları dikkate alınmaktadır. Türkiye'de en büyük idari birime il adı verilir. Bir il; il merkezi, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı bütün köyleri kapsar. İllerde yönetme ve yürütme görevini, devletin atadığı valiler yerine getirir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 63 olan il sayısı, değişen şartlar ve ihtiyaçlara göre bugün 81'e ulaşmıştır. Gelişmiş bir çok ilçe de il olmayı beklemektedir.

İlden daha küçük idari birimlere ilçe adı verilir. Her il, büyüklüğüne göre çeşitli sayıda ilçelerden oluşur. İlçelerde mülki amire Kaymakam adı verilir. En küçük idari birime ise köy adı verilir. Muhtar tarafından yönetilen köy, yönetim açısından ilçe merkezine bağlıdır.

Büyük Maraş Oteli Kahramanmaraş Büyük Maraş Oteli Kahramanmaraş
Sınıfı : 2 Yıldızlı
İli : Kahramanmaraş
İlçesi: Kahramanmaraş-Merkez
35 Oda, 56 Yatak, 28 Standart Oda, 7 Suit,


Yimpaş Otel Kahramanmaraş Yimpaş Otel Kahramanmaraş
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Kahramanmaraş
İlçesi: Kahramanmaraş-Merkez
120 Oda, 264 Yatak, 119 Standart Oda, 1 Rezerveli Oda, 60 Single Oda, 30 Double Oda, 18 Sigara İçilmeyen Oda, 12 Suit, 18 Triple Oda

Kayseri pastırma diyarı


Kayseri

 

 

 

 

 

 

 

 

Mazaka, Kaisareia, Kayseri... 6000 yıllık bir şehir... M.Ö. 2000 yıllarında Anadoluya gelen Hititler, Kayseri yakınlarında Kültepeyi (Kaniş) kurmuş. M.Ö. de Mazaka adıyla Bağımsız Kapadokya Krallığının başkenti olan şehirde inanmayacaksınız belki ama 400 bin kişi yaşıyordu. M.S. 1782 de Roma eyaleti olan bölgenin başkenti olan şehrin adı artık Kaisareiadır. Bizans, 691 ve 721 yılları arasında Arap akınlarına uğrayan kent 1071 de Selçukluların egemenliğine geçer. Şehir daha sonra sırasıyla Danişmendliler, Moğollar, Eretna Beyliği ve 1398 yılında da Osmanlıların yönetimine geçer.

Nihayet 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet şehri Karamanoğulları''ndan alarak Osmanlılara bağlamıştır. Osmanlılar zamanında Kayseri, 1511''de Şahkulu ve Celali isyanları, 16. yy. sonrası Karayazıcı isyanı, 1624''te de Abaza Mehmet Paşa isyanı gibi önemli siyasi olaylara sahne olmuştur.

18. yüzyılda ise, devletin sıkıntılarından faydalanarak hanedan ailelerinin ortaya çıkması, eşkiyanın artması şehrin sosyal ve ticart hayatını etkileyen en önemli olaylardır. Bu arada, şehir 1717 ve 1835 yıllarında iki büyük zelzele geçirmiş, harap olmuştur. Kayseri, XIX. yüzyıl sonlarında Ankara vilayetine bağlı Kayseri Sancağı''nın merkezi olmuştur.

Kurtuluş Savaşı sırasında Develi''nin Bakırdağ bucağı bir süre Fransız işgali altında kalmıştır. Yunanlıların Haymana''ya kadar ilerlemesi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 24 Temmuz 1921''de hükümet merkezinin Kayseri''ye taşınmasına ve Ankara halkının da Kayseri''ye göç etmesine karar vermiştir. Kayseri''deki lise binası TBMM toplantıları için hazır duruma getirilmiştir.

Kayseri bağımsız sancak merkezi iken; 1924 Anayasası ile vilâyet yapılmış, Cumhuriyet''in ilk yıllarında 39.500 nüfuslu, harap, küçülmüş, fakirleşmiş bir şehir halini almıştır. 1927 yılında demiryolu hattının şehre ulaşması ile ulaşımda büyük bir gelişme olmuştur. Kayseri Tayyare Fabrikası ile 1935''te Sümerbank Bez Fabrikası''nın kuruluşu, Kayseri''yi bir sanayi şehri yapmıştır. Daha sonra 1950''li yıllarda şehirde büyük bir imar faaliyeti yapılmış, Türkiye''de ilk defa "Sanayi Sitesi" kurulmuş, birçok özel fabrika ve Kayseri Şeker Fabrikası açılmıştır. Kayseri bugün Orta Anadolu''nun sanayi ve ticaret merkezi olma gururunu taşırken, kültür ve turizm yönünden de büyük atılımlar içindedir.

 

Türkiye, idari ve coğrafi şartlar göz önünde bulundurularak çeşitli idari bölümlere ayrılmıştır. Merkezi idare kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler ise köylere ayrılmıştır. Bunlara Mülki İdare Bölümleri denir. İdari bölümlerin tespitinde coğrafi durumları, ekonomik şartları, kamu hizmetlerinin gerekleri ve ulaşım durumları dikkate alınmaktadır. Türkiye'de en büyük idari birime il adı verilir. Bir il; il merkezi, ilçe merkezleri ve ilçelere bağlı bütün köyleri kapsar. İllerde yönetme ve yürütme görevini, devletin atadığı valiler yerine getirir. Cumhuriyetin ilk yıllarında 63 olan il sayısı, değişen şartlar ve ihtiyaçlara göre bugün 81'e ulaşmıştır. Gelişmiş bir çok ilçe de il olmayı beklemektedir.

İlden daha küçük idari birimlere ilçe adı verilir. Her il, büyüklüğüne göre çeşitli sayıda ilçelerden oluşur. İlçelerde mülki amire Kaymakam adı verilir. En küçük idari birime ise köy adı verilir. Muhtar tarafından yönetilen köy, yönetim açısından ilçe merkezine bağlıdır.

Almer Otel Kayseri Almer Otel Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
77 Oda, 154 Yatak, 7 Suit,


Otel Kadıoğlu Kayseri Otel Kadıoğlu Kayseri
Sınıfı : 2 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
32 Oda, 60 Yatak, 10 Single Oda, 20 Double Oda, 2 Suit,


Grand Eras Kayseri Grand Eras Kayseri
Sınıfı : 4 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
100 Oda, 210 Yatak, 10 Suit,


Otel Grand Arslan Kayseri Otel Grand Arslan Kayseri
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
40 Oda, 85 Yatak, 2 Single Oda, 36 Double Oda, 2 Suit,


Otel Çapari Kayseri Otel Çapari Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
44 Oda, 92 Yatak, 4 Suit,


Bent Otel Kayseri Bent Otel Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
40 Oda, 90 Yatak, 25 Standart Oda, 5 Sigara İçilmeyen Oda, 10 Suit,


Hilton Otel Kayseri Hilton Otel Kayseri
Sınıfı : 5 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Merkez
212 Oda, 424 Yatak, 176 Standart Oda, 2 Rezerveli Oda, 5 Köşe Oda, 87 Single Oda, 89 Double Oda, 53 Sigara İçilmeyen Oda, 21 Deluxe Oda, 2 Bağlı Oda, 1 Kral Dairesi, 2 Suit, 7 Çocuk Suiti,


Ski Resort Dedeman Erciyes Kayseri Ski Resort Dedeman Erciyes Kayseri
Sınıfı : 3 Yıldızlı
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Erciyes
53 Oda, 5+ Standart Oda, 4 Suit,


Grand Eras Erciyes Kayseri Grand Eras Erciyes Kayseri
Sınıfı : Belirtilmemiş
İli : Kayseri
İlçesi: Kayseri-Erciyes
55 Oda, 130 Yatak, 8 Suit,

Uludagi bursa

 

 

Uludağ Hakkında


Bursa’nın tepesinde 2543 metre yükselen volkanik bir dağ’a tırmanıyor, amacı karlı tepelerin, eğlencenin, temiz havanın zevkini doyasıya çıkarmak isteyen mutlu insanların bir araya geldiği tatil ve eğlence merkezine uzanıyoruz.

Uludağ, Marmara Bölgesi’nin geniş düzlüklerine yayılmış, Bursa ili sınırları içinde yer alıp, ülkemizin en çok rağbet gören kış ve kayak merkezi konumunda. Dağın 12.732 hektarlık bölümü, 1961 yılında Milli Park olarak ayrılmış. Milli Park statüsü uygulamalı Uludağ da ziyaretçiler yıl boyu konaklama tesislerinden ve Kirazlıyayla, Sarıalan, Çobankaya’da düzenlenmiş olan günübirlik alanlardan da yararlanabiliyorlar.
Aralık ayından başlayıp Nisan ayına kadar karla kaplı alanlarında kayak yapmaya elverişli sahalar ve yüksek kar kalitesi ile kış sporları için makbul sayılan pistler bulunuyor.
Uludağ yaşamına geçmeden önce doğal yapısına bakacak olursak dağın çeşitli yüksekliklerinde dünya ormancılık literatüründe bilimsel ve görsel bakımdan bir çok özellik dikkat çekiyor. İlkbaharda yemyeşil uzanan orman denizi, sonbaharda sarı, turuncu, kahverengi, koyu yeşil gibi renklere bürünürken, sert kayalar anıtsal güzellikler sergiliyor. Bakacak Tepesi Bursa’nın seyir zevkine görkem katarken bu zenginliklere Uludağ’ın mitolojik öyküsü de ilave oluyor. Antik çağda Olympos Misios olarak bilinen dağ, insanları yüksek yerlerden izleyen efsanevi tanrıların yaşadığı yer olarak anılmış, Bizans devrinde keşişlerin barındığı bir yer olarak dağa “Keşiş Dağı” denilmiş, 1920 li yıllardan sonra dağ bugünkü adını almış.

Flora ve Fauna
Batı Anadolu’nun en yüksek dağı olan Uludağ’ın 11.338 Hektarlık alanında % 81’i ormanlarla kaplı. Bu bölümlerde Bursa Ovasından 2543 metreye yükselirken beş orman kuşağını gözlemek mümkün oluyor.300-350 metre yükseklikler tipik maki florası ile geçilirken Çalı Meşesi, Koca Yemiş, Defne, Katır Tırnağı gibi bitkiler canlı renk dünyaları ile pastoral bir ziyafet çekiyorlar. 700-750 metrelere çıkıldığında Kestane, Karaağaç, Ceviz, Fındık ağaçlarında, diğer çeşitlerle beraber karışık bir yaşam tarzı gözleniyor. 1000 metrede Kayın ağaçları Karaçam korulukları egemenliğine tanık olanlar, 1000-2000 metrelerde Göknar ağaçların yurduna misafir oluyorlar. Tamamen Uludağ’a özgü olan Uludağ Göknar’ı 700-2050 metrelere kadar yaşamlarını Kayın ağaçları, Titrek Kavak ve Çamlar arasında nefes kesen güzelliklerini karışık ormanın gizemiyle beraber sürdürürlerken, bu yüksekliklerden itibaren zirveye kadar bodur alp bitki örnekleri ardıçlar, küçük kır çiçekleri mevsimsel değişimlerle coşkulu bir peysaj sergiliyorlar. Uludağ’ın doruklarına tırmananlar 980 metrede yaban hayatı üretme istasyonun da geyik ve karacalar üretimine şahit oluyorlar. Milli Park sınırları içinde kurt, yaban domuzu, tilki, çakal ve sansarlar doğal yaşam koşullarını sürdürüyorlar. Uludağ’ın bir başka sürprizi akarsuları, ve gölleri, sportif amaçlı olanlar için bünyesinde olta balıkçılığı potansiyeline de cevap veriyor.

Uludağ’da neler yapılır
Uludağ’a kayak sporu için çıkanlar becerilerine göre farklı özellikteki 10 ayrı pistte kayabiliyorlar. Otellerin kar kıyafeti satan mağazalarından kayak kıyafeti kiralanabilen veya satın alınabilen kayak kıyafetleri kayak takımları ile ilgili bürolarından kayak öğretmenleri nezaretinde 5 ila 10 saat süreli derslerle kayak öğrenilebiliyor. Çeşitli yerlerde kullanıma sunulan kar motorları, atv, kızak gibi tekerlek ve paletli araçlarla kar gezileri yapılıyor. Kayak yapmayacak olanlar öncelikle oteller bölgesinin 3 km lik gezi parkurunda, temiz havada zindelik kazandıran yürüyüşler yapabiliyor. Konakladıkları otellerin dışında diğer tesisleri, otelleri geziyor iç bünyelerde sunulan aktivitelere katılabiliyor, havuz, sauna, spor salonu, disko, bar gibi ünitelerden yararlanabiliyorlar. 550 İla 1700 metre uzunluktaki 8 ayrı telesyejlerle çeşitli noktalara çıkıyor bu çıkış sırasında fotoğraf, film çekerken çevreyi seyredebiliyor farklı noktalara ulaşınca buradaki tepe-cafe, bar, restoranlarda oturup dinlenebiliyorlar. Oteller Bölgesinde ziyaretçilerin kullanımını sunulan teraslar ve cafelerde açık havada yemek yiyerek piknik yapılıyor. Havanın elverdiği ölçüde güneşleniyorlar. Bir çok yerde sıcak şarap ve sucuk ekmek yeniyor. Çeşitli alış veriş mağazaları gezilip dağda duyulan ihtiyaçlar karşılanabiliyor. Havanın kararmasıyla şölen gibi geçen akşam yemeğini takip eden saatlerde hızlı yaşanan gece hayatı başlıyor!. Canlı müzik yapan mekanlar dolmaya başlıyor. Tüketilen içkinin de etkisiyle eğlence kasabası haline dönen Uludağ’ın bar ve otel diskolarında sabahın ilk ışıklarına kadar dans edenler, bu defa karlı tepelerden sonra eğlencenin doruklarına çıkıyorlar. Otellerin sağlık ekipleri ve Uludağ Sabancı İlk Yardım Sağlık Merkezi, yükseklik, havadaki oksijen oranı gibi nedenler veya kırık, çıkık, burkulma gibi problem yaşayanlara dahiliyeci ve ortopetistlerle sağlık hizmeti veriyor.



NASIL GİDİLİR?
Bursa'nın 36 km güneyinde bulunan Uludağ, karayolu ile Bursa ya 40 km uzaklıkta yer alıyor. Ulaşım için karayolunun yanı sıra telefrik ile kent merkezinden Sarılana dek karşılıklı seferler düzenleniyor. 20 dakikada Sarıalan Kamp alanına gelen ziyaretçiler bu noktadan itibaren oteller bölgesine minibüs seferleri ile kişi başı 1,5 milyon TL ödeyerek ulaşıyorlar. Bursa'dan Uludağ'a taksi ile gelmek isteyenlerin ödediği ücret ise 40 milyon civarın da oluyor. 1. Gelişim ve II. Gelişim Bölgesi olarak tanımlanan turistik oteller bölgesinde sürekli açık tutulan kara yolunun yanı sıra kayak sporuna gönül verenler için 8 telesiyej ile 7 teleski hizmet veriyor.
Zirve, Şahinkaya, Kuşaklıkaya, Tutyeli, Belvü gibi tepelerin bulunduğu Uludağ da çeşitli yürüyüş parkurları da yer alıyor.
Bursa Uludağ Oteller Bölgesi- Cennetkaya,
Oteller Bölgesi-Sarıalan-Çobankaya
Oteller Bölgesi-Softaboğan Şelalesi
Oteller Bölgesi-Hanlar Bölgesi-Bağlı Köyü
Oteller Bölgesi-Zirve Tepesi
Wolfram-Madenler Bölgesi-Göller Yöresi rehberler eşliğinde gezilebiliyor.
Dağa çıkış. Öncelikle özel araçlarıyla bilhassa kışın dağa çıkacak olanların lastik dişleri aşınmamış olmalı. Buzlanma ve aşırı kar yağışıyla kar kaplı zeminler zincir takmayı gerektiriyorsa yol boyunca neredeyse sanayi haline gelen zincircilerden satın alınabilir, kiralanabilir, zincir taktırılabilir. Bursa'nın Çekirge semtinin devamında asfalt olarak başlayan rampa yolda virajlarla Kirazlıyayla'ya kadar rahat geliniyorsa da bu noktadan itibaren keskin U dönüşlere rastlanıyor. Asfalt yol, kübik tarzda düzgün parke taşı döşeli olarak devam ediyor.
Milli Park girişi ücretli olup otomobiller 4 milyon TL ödüyorlar. Gişeler sonrası Oteller Bölgesine 11 km yolunuz kalırken, bazen yoğun sis ve iş makinelerine rastlanabiliyor.
Telesiyej ile çıkışlarda her tesis kendi çıkış kartını gişelerinde satıyor. Tele asılı olarak sürekli dönmekte olan iki kişilik bankların önüne geliniyor ve arkadan gelen bank üzerine oturuluyor. Güvenlik demiri indirilerek yola direk yüksekliğinde devam ediliyor. İniş platformuna yaklaşınca güvenlik demiri yukarı kaldırıldıktan hemen sonra banktan kalkılıp sol veya sağa doğru hamle yapılarak iniliyor. Böylece bank dönüşüne devam ediyor. Telesiyejin üç kademeli hız ayarı bulunuyor. Dağdaki göze batan bir başka unsur ise pek de saldırgan olmamakla beraber çok sayıda başıboş köpeklerin her yerde dolaşıyor olması

ALAHAN MANASTIRI

Yorum yazabilirsiniz ama yorumlarınızı ben kontrol ettikten sonra sitede görebilirsiniz. Bu sayfalar politik tartışmalar ya da dünyaya hayatta olduğunuzu duyurmak için hazırlanmış forumlar değil!


The Mut tourist guide tells us that the Alahan (Apadnos) monastery is on the road from Mut to Karaman, about 20 kilometers from Mut (and another 3 from the main road). It was built on a rocky side of the Taurus Mountains at about 1200 meters. There are three churches, the complex is thought to have been built in 440-442. Christian symbols such as fish and grapes and representations of several saints abound.

I visited the complex thanks to the Mersin photography club that gave me a ride from Mut and back again. Most pictures will give the impression I was alone there, a few others indicate I was not at all. In a very few pictures I took the liberty of editing a person out (hiding him or her behind rocks or shrubbery).

I show many pictures because I am aware that for some specialists it is important to see the site from as many sides as possible.
previous page pages 1 2 ALL next page
Alahan mrt 2008 4856.jpg
Alahan mrt 2008 4856.jpg
Alahan mrt 2008 4857.jpg
Alahan mrt 2008 4857.jpg
Alahan mrt 2008 4858.jpg
Alahan mrt 2008 4858.jpg
Alahan mrt 2008 4859.jpg
Alahan mrt 2008 4859.jpg
Alahan mrt 2008 4868.jpg
Alahan mrt 2008 4868.jpg
Alahan mrt 2008 4861.jpg
Alahan mrt 2008 4861.jpg
Alahan mrt 2008 4862.jpg
Alahan mrt 2008 4862.jpg
Alahan mrt 2008 4872.jpg
Alahan mrt 2008 4872.jpg
Alahan mrt 2008 4873.jpg
Alahan mrt 2008 4873.jpg
Alahan mrt 2008 4863.jpg
Alahan mrt 2008 4863.jpg
Alahan mrt 2008 4864.jpg
Alahan mrt 2008 4864.jpg
Alahan mrt 2008 4865.jpg
Alahan mrt 2008 4865.jpg
Alahan mrt 2008 4867.jpg
Alahan mrt 2008 4867.jpg
Alahan mrt 2008 4876.jpg
Alahan mrt 2008 4876.jpg
Alahan mrt 2008 4875.jpg
Alahan mrt 2008 4875.jpg
Alahan mrt 2008 4874.jpg
Alahan mrt 2008 4874.jpg
Alahan mrt 2008 4877.jpg
Alahan mrt 2008 4877.jpg
Alahan mrt 2008 4879.jpg
Alahan mrt 2008 4879.jpg
Alahan mrt 2008 4878.jpg
Alahan mrt 2008 4878.jpg
Alahan mrt 2008 4869.jpg
Alahan mrt 2008 4869.jpg
Alahan mrt 2008 4871.jpg
Alahan mrt 2008 4871.jpg
Alahan mrt 2008 4881.jpg
Alahan mrt 2008 4881.jpg
Alahan mrt 2008 4882.jpg
Alahan mrt 2008 4882.jpg
Alahan mrt 2008 4883.jpg
Alahan mrt 2008 4883.jpg
Alahan mrt 2008 4880.jpg
Alahan mrt 2008 4880.jpg
Alahan mrt 2008 4884.jpg
Alahan mrt 2008 4884.jpg
Alahan mrt 2008 4885.jpg
Alahan mrt 2008 4885.jpg
Alahan mrt 2008 4886.jpg
Alahan mrt 2008 4886.jpg
Alahan mrt 2008 4887.jpg
Alahan mrt 2008 4887.jpg
Alahan mrt 2008 4888.jpg
Alahan mrt 2008 4888.jpg
Alahan mrt 2008 4889.jpg
Alahan mrt 2008 4889.jpg
Alahan mrt 2008 4891.jpg
Alahan mrt 2008 4891.jpg
Alahan mrt 2008 4890.jpg
Alahan mrt 2008 4890.jpg
Alahan mrt 2008 4892.jpg
Alahan mrt 2008 4892.jpg
Alahan mrt 2008 4893.jpg
Alahan mrt 2008 4893.jpg
Alahan mrt 2008 4894.jpg
Alahan mrt 2008 4894.jpg
Alahan mrt 2008 4895.jpg
Alahan mrt 2008 4895.jpg
Alahan mrt 2008 4956.jpg
Alahan mrt 2008 4956.jpg
Alahan mrt 2008 4955.jpg
Alahan mrt 2008 4955.jpg
Alahan mrt 2008 4954.jpg
Alahan mrt 2008 4954.jpg
Alahan mrt 2008 4938.jpg
Alahan mrt 2008 4938.jpg
Alahan mrt 2008 4939.jpg
Alahan mrt 2008 4939.jpg
Alahan mrt 2008 4937.jpg
Alahan mrt 2008 4937.jpg
Alahan mrt 2008 4936.jpg
Alahan mrt 2008 4936.jpg
Alahan mrt 2008 4896.jpg
Alahan mrt 2008 4896.jpg
Alahan mrt 2008 4897.jpg
Alahan mrt 2008 4897.jpg
Alahan mrt 2008 4898.jpg
Alahan mrt 2008 4898.jpg
Alahan mrt 2008 4910.jpg
Alahan mrt 2008 4910.jpg
Alahan mrt 2008 4907.jpg
Alahan mrt 2008 4907.jpg
Alahan mrt 2008 4906.jpg
Alahan mrt 2008 4906.jpg
Alahan mrt 2008 4927.jpg
Alahan mrt 2008 4927.jpg
Alahan mrt 2008 4928.jpg
Alahan mrt 2008 4928.jpg
Alahan mrt 2008 4908.jpg
Alahan mrt 2008 4908.jpg
Alahan mrt 2008 4909.jpg
Alahan mrt 2008 4909.jpg
Alahan mrt 2008 4899.jpg
Alahan mrt 2008 4899.jpg
Alahan mrt 2008 4900.jpg
Alahan mrt 2008 4900.jpg
Alahan mrt 2008 4901.jpg
Alahan mrt 2008 4901.jpg
Alahan mrt 2008 4902.jpg
Alahan mrt 2008 4902.jpg
Alahan mrt 2008 4903.jpg
Alahan mrt 2008 4903.jpg
Alahan mrt 2008 4904.jpg
Alahan mrt 2008 4904.jpg

Çankırı hakkında,hakkında bilgi

GENEL BİLGİLER
Yılın yarısında karlarla kaplı yüce dağları, topraklarının üçte birini kaplayan ormanları, kamp, karavan, yaya ve atlı yürüyüş, bisiklet, fotoğrafçılık ve avcılık gibi pek çok turizm çeşidine elverişli yaylaları, zengin termal kaynakları ve içmeleri, yüzyıllardır yaşatılan kültürel değerleri, sevecen insanları ve geleneksel konukseverliği ile doğayla baş başa kalmak ve şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için idealdir.
İLÇELER:
Çankırı ilinin ilçeleri; Atkaracalar, Bayramören, Çerkeş, Eldivan, Eskipazar, Ilgaz, Kızılırmak, Korgun, Kurşunlu, Orta, Ovacık, Şabanözü ve Yapraklı'dır.
Cami ve Türbeler
Çankırı'da buluna türbeler Emir Karatekin Bey Türbesi ve Hacı Murad-ı Veli Türbesidir.

Taş Mescit: (Cemaleddin Ferruh Darülhadisi) Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır. İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır. Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave edilmiştir.
Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan meydana gelmektedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100x25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir. Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılan kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur.
Halk arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel görünümündedir. Darulhadis'te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir.


Büyük Camii: (Ulu-Sultan Süleyman Camisi) Mimar Sinan Dönemi eserlerinden olan cami, Büyük Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Sadık Kalfa tarafından inşa edilmiştir,
Medreseler
Osmanlı Döneminde, ülkenin her tarafında olduğu gibi Çankırı'da da okumaya ve ilme büyük önem verilmiş ve birçok medrese kurulmuştur. Bugün Büyük Camii'nin doğusunda bulunan Çivitçioğlu Medresesi ile Buğday Pazarı Camii bahçesindeki Buğday Pazarı Medresesi XVII. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan eserlerdendir
Mağaralar
Çankırı'nın yaklaşık 20 km doğusunda yeralan Tuz Mağarası, kayatuzu yataklarının işletilmesi maksadıyla açılmış olup bugün nispeten dar girişinin devamında modern karayolu tünellerini andıran birçok galeriden meydana gelmiş ilginç ve büyük bir mağaradır.
Müzeler
Çankırı Müzesi: Çankırı Müzesi'nde Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Firig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerinin sergilenmesi ve tanıtımı yapılmaktadır.
Müzenin teşhir salonunda arkeolojik ve etnolojik eserler birlikte sergilenmektedir. Arkeoloji bölümünde Eski Tunç, Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler bulunmaktadır. Etnografya bölümünde ise Çankırı ve çevresine ait çeşitli dokumalar, el işlemeleri, hat sanatı örnekleri, baskı kalıpları, kıyafetleri, silahlar, süs eşyaları ile günlük hayatta kullanılmış olan çeşitli eserler teşhir edilmektedir.
Müze Tel : (+90-376)213 02 04
Adres : Atatürk Bulvarı 100. Yıl Kültür Merkezi Kat: 2
Örenyerleri
Cendere (Salman) Höyük: Ilgaz ilçesinin güneydoğusunda, Çankırı-Kastamonu karayolunun kenarında bulunan Cendere Köyü'ndedir. Bölgedeki anıtsal yapılar, Devrez Çayının güneyinde kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarındadır. Burada çok sayıda insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı tam olarak bilinmeyen oyuklar bulunmaktadır. Burasının, dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen Höyükle bağlantılı, kutsal kabul edilen alanlardan olduğu tahmin edilmektedir. Kaya tapınakları, ulaşım yollarının geçtiği sarp ve dar geçitlere, kervanların, talancı eşkıyadan korunması amacıyla ibadet ve dua etmek için yapılmıştır.
Sakaeli Kaya Mezarları: Genel olarak Roma ve Bizans Dönemlerine ait olduğu tahmin edilen bu mezarlar, Çankırı'ya 69 km mesafedeki Orta ilçesinin 8 km kuzeydoğusunda yer alan Sakaeli Köyü'ndedir.
Çankırı Kalesi: Şehrin kuzeyinde küçük bir tepe üzerine kurulmuştur. Romalılar, Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde sağlamlığıyla ünlü yapıdan günümüze, birkaç sur kalıntısından başka bir şey kalmamıştır.
NE YENİR?
Çankırı'nın yöresel yemekleri etli hamur(mantı), tarhana çorbası, gözleme, cızlama, güveç, pıhtı, harmandaşı, fit fit aşı, cevizli hamur, çeç böreği, mıhlama, keşkek, çalma, çekme helvası, baklava olarak sayılabilir.
YAPMADAN DÖNME
Kış aylarında Doruk Mevkiinde kayak yapmadan,
Ilgaz Dağı Milli Parkını görmeden,
Çankırı Müzesini gezmeden,
...Dönmeyin.

Safranbolu evleri, Tarihçesi,ulaşım,gezilebilecek yerler,

Safranbolu Kendini koruyan Kent
Anadolu'nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresi tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi.

Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından "Dünya Miras Listesi"ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir. Safranbolu tarihi ve kültürel zenginliğinin ifadesi olarak bugün doğal ve çevre dokusu içinde korunmakta olan 1008 esere sahiptir. Kaya Mezarları, höyükler, Cinci Hanı ve Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi, Yemeniciler Arastası, İncekaya Su Kemeri, Konaklar, Çeşmeler, Türbeler bu eserlerin bir bölümüdür.

Safranbolu ilk ününü geleneksel ve özel bir mimari yapıya sahip Safranbolu Evleri ile kazanmıştır. Bu evler 18. ve 19. yy Türk toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleridir. Kalabalık aile yapısının, ekonomik zenginliğin ve yöredeki iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler görkemli çatıları nedeniyle "Beş cepheli mimari eser" olarak nitelendirilmektedir.


Safranbolu Evleri 2-3 katlı, 6-8 odalı, cumbalı, her odasında fazla sayıda penceresi olan ve odalarının her ayrıntısı büyük bir ustalıkla meydana getirilmiş yapılardır. Bu yapılarda taşın estetik kullanımı, ahşap işçiliğinin akıllara durgunluk veren kalitesi, tavan ve duvar süslemeleri, iç mekanlarda kurulmuş havuzlar, merdiven korkulukları ve nihayet kapı tokmakları... Hepsi seyredenleri hayran bırakacak güzelliktedir.

Safranbolu evinin üzerinde yapıldığı arsa ne şekilde olursa olsun, üst katlarda geometrik bütünlük büyük bir ustalıkla sağlanmıtır. Ev yerleşiminde komşuluk ilişkileri ön planda tutulmuştur. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar insanları birbirine yaklaştırırken, evlerin cumbaları ve çıkmaları bu dar sokaklarda görünümü zenginleştirmektedir.

Safranbolu,tarihi boyutunun ve evlerinin yanı sıra çok ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Bu anlatım turizmi çeşitlendirme kaygısının bir ürünü değildir.Gercekten Safranbolu'da bulunan doğal güzellikler herhangi bir yerleşim yerini tek başına ön plana çıkarmaya yetecek düzeydedir. Ne var ki bir müzekent görünümdeki Safranbolu'yu üne kavuşturan geleneksel Türk evlerinin mükemmelliği ilçenin doğal güzelliklerini ikinci plana çıkarmaktadır. Ağırlığının yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen ve adını kente vermiş olan safran bitkisi burda yetişmektedir ve bu kentin gözbebeğidir.Safranbolu'nun ün yapmış diğer ürünü Safranbolu Çavuş Üzümü'dür.Çavuş üzümleri içinde en çok tutulanı bu üzümdür ve yörede yaygın olarak yetiştirilmiştir. Safranbolu ayrıca lokumu ile de tanınmaktadır. İlçede çeşitli türlerde lokum yapan imalathaneler bulunmakta ve ilçe dışına lokum satılmaktadır.

Safranbolu'nun tanıtılmasıyla birlikte artan ilginin yoğunluğu turizm olanaklarını da geliştirmektedir. Bugün Safranbolu kültürel turizm anlayışının ilgi odağıdır.

KONUMU VE ULAŞIM

Safranbolu; Batı Karadeniz Bölgesinde; bağlı bulunduğu Karabük iline 10km., Ankara'ya 240 km. ve Istanbul'a 406 km. uzaklıktadır. Ankara ve İstanbul ile bağlı bulunduğu karayolunun büyük bir bölümü otobandır. Normal süratle Safranbolu Ankara arası 2,5 saatte, Safranbolu İstanbul arası ise 5 saatte katedilmektedir.

Denize en yakın bağlantıları ise 91 km. ile turistik İnkumu, 97 km. ile yine turistik Amasra'dır.

İklim yönünden yılın dört mevsiminin özelliklerini de yaşayan Safranbolu'da yaz ve kış ayları insanların yaşamlarında zorluk yaratmayacak özelliktedir.

Safranbolu her türlü konaklama ve restaurant ihtiyacına cevap verecek özellikte bir kent merkezidir.




Gezilecek yerler :KENT İÇİNDEKİ NOKTALAR:
- Gezi Evleri (Kaymakamlar Evi, Kileciler Konağı, Mümtazlar Evi, Karaüzümler Evi, Kavsalar Evi)
- Cinci Hanı,Cinci Hamamı
- Eski Hükümet konağı, Saat Kulesi, Güneş Saati
- Eski Tabakhane
- Eski Değirmen
- Çarşılar (Yemeniciler Arastası, Demirciler, Bakırıylar, Kalaycılar, Semerciler çarşısı )
- Camiler (Kazdağlı, Köprülü Mehmet Paşa, İzzet Mehmet Paşa, Daşdelen, Akçasu Kaçak Camisi)

SEYİR TERASLARI
- Hıdırlık tepesi
- Mezarlık ve Kale
- Hasandede kayasy
- Şahbalı
- Gümüş Tepesi
- Hastane Altı
- Küpçü Tepesi

ARKEOLOJiK ALANLAR
- Kaya Mezarları (Hacılarobası; Grup Köyleri,Karakoyunlu Mah.)
- Gümüş Tepesi Höyüğü

DOĞA YÜRÜYÜşLERİ
- Düzce Köyü Kanyonu
- Tokatlı Kanyonu
- Bulak Deresi
- Aşağı Tabakhane
- Dereköy Değirmeni
- İncekaya Köyü
- İncekaya Su Kemeri
- Dere Sokak
- Akçasu Camisi
- Uzunkır
- Gümüş
- Dibanos
- Dışkale Altı
- Misak-i Milli
- Kanlıkaya Akseki

ORMAN VE YAYLALAR
-Kirkille Çamlığı
-Gürleyik Mesire Yeri
-Sarıçiçek Yaylası
-Uluyayla

DİĞER İLGİ NOKTALARI
- İncekaya Su Kemeri
- Yörük Köyü
- Konarı Gölü

- Konarı Taş Köprü
- Su Değirmeni
- Bulak ve Hızar Mağaraları


NE YENİR?
Kentte Evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu Lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür.
Yörelerimiz Memleketimiz Memleketinize, yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,Tatil ,Yörelerimiz, Gezilecek ve Görülecek Güzel Yörelerimiz Yurdumuzun Güzel Mekanları , Yörelerimiz Ve Tanıtımları, Kitap Tanıtım Ve Özetleri, Hikaye ve Öyküler, şehitlerimiz,şehirler,illerimiz , şehirlerimiz, şehirlerimiz sitesi, şehirlerimiz izle, şehirlerimiz siteleri, şehirlerimiz resimleri, şehirlerimiz resmi, şehirlerimiz,