| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Yörelerimiz Memleketimiz yörenize,yakın,gezilecek,görülecek,Tatil Yerleri,turistlik Otel Rehberi, Gezi Tatil Köyleri,

Yörelerimiz Memleketimiz yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,gezilecek,Tatil,Kamp Var - Kamp Yeri, Çadırla kamp yapmak, Türkiye Kamp ve Karavan,Türkiye Tatil Yerleri Oteller, hoteller, rezervasyon, ucuz otel, turizm ,Otel Rehberi ,Gezi Tatil Köyleri, Ucuz Tatil ,Tatil Turları,

Yazılar arşiv 04.2008 Other entries in 2008-04 resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

KaYSeRi Mantilari,

 
Kayserili hanımların mantılarına doyum olmaz. Kayseri'de 8 çeşit mantı yapılıyor. Paşa, Şebit, Çerkez, Piravu, Yağ, Tepsi mantısı, Börek çorbası ve meşhur Kayseri mantısı (etli mantı). Eskiden anneler oğullarına kız beğendirirlerken mantıyı nasıl yaptığına bakarlarmış. Gelin adayı kaşığın içine ne kadar mantı sığdırırsa (yaklaşık 40 tane) o kadar marifetli sayılırmış. Şimdi de bu gelenek az bucuk sürüyor Kayseri'de. Mantının ana malzemesi en iyi kalite buğday unu. Baklava hamuru inceliğindeki hamurla yapılan Paşa mantısı'nda özlü un kullanılıyor. Çerkez mantısı, diğer adıyla Su mantısı; patatesli malzemeyle dolduruluyor. Piravu mantısı ise sivribiber, beyazpeynir ve soğanlı bir iç malzemeyle hazırlanıyor. Her ikisi de sarımsaklı yoğurtsuz yeniyor. Bunlardan Kayseri mantısı malumunuz.
İç malzemesi kıyma ve maydanoz olan Paşa mantısı, muska şeklinde katlanıp fırında pişiyor. Sarımsaklı yoğurt ve domates sosuyla servis yapılıyor.

Şebit mantısı bazlamaları, mayalı hamurdan yapılıyor. 20 cm çapında açılan hamurlar pişirilip aralarına hafif sulu kıymalı iç malzemesi yayılıyor. Üst üste dizilip dört parçaya kesilerek sarımsaklı yoğurtla sunuluyor.

Patatesli içle hazırlanan Çerkez mantısı üçgen şeklinde kapatılıyor. Haşlanan mantılar tepsiye alınıp tereyağında kızdırılmış kırmızıbiberli sos gezdiriliyor üzerine.

Yağ mantısı, adı üzerinde yağda kızartılarak hazırlanıyor. Mayalı hamur açılıp kare şeklinde kesiliyor; kıymalı içle doldurulup bohça şeklinde kapatılıyor. Kızartılan mantılar sarımsaklı yoğurt ve domates sosu ile servis yapılıyor.

Börek çorbası da bir mantı çeşidi. Kayseri mantısı gibi hazırlanan mantılar sıvıyağ, salça, haşlanmış yeşil mercimek ve kırmızı biberli suda pişiriliyor. Üzerine kuru nane serpiliyor, limon suyu gezdiriyor. Küçük küçük hazırlanan Kayseri mantısı rendelenmiş domates ve kırmızı biberli suda haşlanıp sarımsaklı yoğurt ve sumakla servis yapılıyor.


Piravu Mantisi:

Malzemeler

3 domates

3 çorba kaşığı sıvıyağ

3 su bardağı su

Kırmızı tozbiber

-Hamuru icin:

4 su bardağı un

1 yumurta

1 su bardağı su

Tuz

-Ic malzeme:

200 gr beyazpeynir

2 soğan

2 sivribiber

Kırmızı tozbiber


Hazirlanisi

İç malzeme için; peyniri ufalayın. Soğanları soyup küp şeklinde doğrayın. Biberleri temizleyip küçük küçük doğrayın. Peyniri bir kaba alıp soğan, biber ve kırmızı tozbiberi ilave edip harmanlayın.
Unu hamur yoğurma kabına eleyin. Su, yumurta ve tuz ilave edip kulak memesinden biraz daha sert bir hamur yoğurun. Hamuru 20 dakika dinlendirip bezeler hazırlayın. Her bir bezeyi 1 mm kalınlığında açın ve kenarları 1.5 cm olacak şekilde kareler kesin. Hazırladığınız iç malzemeyi mantı hamurlarına paylaştırıp üçgen şeklinde kapatın. Mantıları teflon tavada az yağda kızartın.
Domatesleri rendeleyin. Bir tencerede sıvıyağı kızdırıp domatesi ekleyin ve salça kıvamına gelinceye kadar pişirin. Suyu ekleyip kaynatın. Mantıları ilave edin ve 10 dakika pişirin. Suyunu çekince tabaklara paylaştırıp kırmızı pulbiber serperek servis yapın.

 


Cerkez Mantisi:

Malzemeler

3 su bardağı un
1su bardağı su
tuz
1 kaşık sıvı yağ
iç malzemesi:
2 adet haşlanmış patates
maydanoz
kişniş
tuz
yeşil soğan
karabiber


HAZIRLANIŞI
Soğanı kavurun haşlanmış patatesleri de içine atın onları da kavurun tuzu karabiberi kişnişi maydanozu içine atın ve püre haline getirin. Hamuru yoğurun ve un ile ince olarak açın. Çay bardağı ile yuvarlak kesin ve karışımdan içine koyun ve ikiye kapatın isterseniz diğer mantılar gibi suda haşlayın isterseniz yağda kızartın ve üzerine sarmısaklı yoğurdu dökün salçalı sosuda ekleyin maydanoz ile süsleyip sıcak servis yapın.

 

Tepsi Mantısı:
Malzemeler :
-Hamuru İçin
2 Çorba Kaşığı Sıvıyağ
1 Adet Yumurta
1 Tatlı Kaşığı Tuz
6 Su Bardağı Un
Yeterince Su
-Sosu İçin
1 Çorba Kaşığı Tereyağı
250 gr Kıyma
1 Adet Sivribiber
1 Çorba Kaşığı Salça


Hazırlanışı:
Unun ortasını havuz gibi açıp, yumurta, su ve tuzla yoğurarak hamur yapalım. Hamuru bezelere ayırarak 15 dakika bekletelim. Bezelerden ince yufkalar açalım.
Yufkaları küçük kareler şeklinde keselim. Yıldız şeklinde katlayıp, yağladığımız tepsiye dizip, fırında kızartalım.
Sosu için; kıymayı yağda kavuralım. Kıyılmış yeşil biberi ekleyip üzerine bir bardak suda eritilmiş salçayı dökelim. Sarmısaklı yoğurtla servis yapalım.

Pasa Mantisi:

Malzemeler

Un 4 3/4 su bardağı 525 gram
Tuz 1 1/2 yemek kaşığı 18 gram
Kuru maya 3/4 yemek kaşığı 5.5 gram
Şeker 1 tatlı kaşığı 4 gram
Su 3 su bardağı 600 gram
Sıvı yağ 2/3 su bardağı 130 gram
Yoğurt 4 su bardağı 880 gram
Soğan 2 orta boy 120 gram
Kıyma 1 su bardağı 175 gram
Maydanoz 2/3 demet 40 gram
Kara Biber 2/3 tatlı kaşığı 36281 gram
Domates 3 orta boy 375 gram
Salça 1 yemek kaşığı 10 gram
Sarmısak 6 diş 18 gram
Hazirlanisi
Unu geniş bir kaba ele, 1/4 su bardağını ayır, kalan una 1 yemek kaşığı tuz koy, karıştır, ortasını aç. Maya ve şekeri 1/4 su bardağı ılık su ile ezip unun ortasına koy, üzerine biraz un serp. Ilık ortamda maya kabarıncaya kadar, yaklaşık 10 dakika beklet. 4 yemek kaşığı yağı ayır, kalanı una kat, 1 1/2 su bardağı yoğurdu azar azar ekleyerek yumuşak bir hamur hazırla, ele yapışmaz duruma gelene değin, 7-8 dakika yoğur, ılık ortamda 1 saat mayalandır. Soğanı soy, yıka, ince ince doğra, kıyma ile birlikte tencereye koy, kapağı kapat, kısık ateşte bıraktığı suyu çekene değin, yaklaşık 15 dakika pişir, ocaktan al. Maydanozu yıka, ayıkla, ince ince doğra, kıymaya kat, 1 tatlı kaşığı tuzu ve kara biberi koy, karıştır. Tepsiyi 1 yemek kaşığı yağ ile yağla. Hamuru, eli unlayarak otuziki parçaya böl, bezeler yap, her bezeyi ayrılan undan kullanarak 7-8 milimetre kalınlıkta elle aç, ortasına kıymalı içten 1 tatlı kaşığı kadar koy, kenarları içi örtecek şekilde pililer yaparak kıvır, tepsiye yerleştir. Önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında pembeleşinceye değin, yaklaşık 30 dakika pişir. Domatesi yıka, tencereye rendele, kalan yağı ve salçayı ekle, karıştır. 5 dakika pişir, kalan suyu koy, 2-3 dakika daha kaynat fırından çıkan mantıların üzerine sıcak olarak dök, üzerini kapat ve 20 dakika dinlendir. Sarımsağı soy, yıka, ez, yoğurda kat, karıştır, servis sırasında mantıların üzerine dök.

SuCuK Yapımı,kayseri lezzetleri,

SuCuK Yapımı

Kategori: kayseri lezzetleri
Malumunuzdur ki, Kayseri mantısı kadar sucuk, pastırma ve çemeni ile de son derece meşhur bir memleketimiz. Hatırlıyorum, dedem her yıl etinden sucuk ve pastırma yapmak için özel olarak inek beslerdi. Öyle lezzetli olurdu ki!
Dedemin tarifi maalesef dedemle birlikte gitti. (8 sene evvel vefat etti)
Ancak genede az buçuk yardımı dokunacak bir tarif. Bigglook'un katkılarıyla



Malzemeler :
5 kg. sığır kıyması
100 gr. sarımsak
1 kg. koyun kıyması
2 çorba kaşığı kırmızı biber
2 çorba kaşığı yeni bahar
Kafi miktarda dana ve koyun
bağırsağı
Karabiber
Tuz

Hazırlanışı :
Makinadan geçirilmiş kıymaya, tuzu, iyice dövülmüş sarımsağı, karabiberi, kırmızı biberi, yeni baharı koyup iyice yoğurun. Yoğrulmuş bu etin üzerini örtüp bir gece serin yere bırakın

Ertesi günü tuzunu kontrol edip tekrar yoğurun.

Bıçaksız bir et makinasına eti koyup temizlenmiş bağırsaklara huni yardımıyla hiç ara kalmayacak şekilde doldurun.

Kafi uzunluk elde edilince bağırsakları kalın bir iple boğarak bağlayın, sonra iki ucunu birleştirip bir halka yapın.

Bu şekilde bütün sucuğu bağırsaklara doldurun. Hepsi bitince halkaları bir sopaya geçirin.

Fazla suyunun çıkması için halkaları toplu iğne ile bir kaç yerinden delin. Halkaları serin bir yere asıp kurutun.
İstenilen kuruluğa gelince de üzerlerine zeytinyağ sürün.


Hazır tarifini vermişken, kendimin hep kullandığı, pratik ve lezzetli bir sucuk pişirme yöntemini paylaşmak istiyorum.
Genelde sucuğu halka halka dilimler yada ortadan ikiye yarar ve yağda kızartırız. Üzerine yumurta kırıldığında yada ekmek arası yendiğinde lezzetli olabilir. Heleki o anda kurtlar gibi aç iseniz
Ancak gene de kıtır kıtır, hafif yanık, çok yağlı ve sert bir sucuk yemiş olursunuz.
Benim size tavsiyem sucukları gene nasıl pişirmek istiyorsanız o şekilde doğrayıp, sucukların üstüne öretecek kadar su koyup, sucukların kendi salçamsı yağı kendini salana ve su buharlaşana dek suda haşlayıp, ardından ister yumurta kırıp, ister ekmek arasına sokuşturup, yemeniz.
Kesinlikle çok daha lezzetli, yağsız ve yumuşak olacağını garanti ediyorum

AFİYET OLSUN!!

Tandır Ekmeği Yapımı

 
Tandır ekmeği sadece Kayseri ilimizde değil, bütün anadolumuzda yapılan geleneksel bir kışa hazırlık besinidir. Yaz sonu, kış başında komşu hanımlar hergün yada hafta sırayla bir kişinin evinde buluşarak, imece usulü bir kişinin kışlık tandır ekmeğini yapmasına yardımcı oluyorlar. Yapılan bu ekmek bez kumaşlar içerisinde saklanıyor ve kışın yemeklerin yanında yeniliyor. Yapılması gereken tek şey yemeden önce ıslamak ve biraz ısıtmak. Gerçekten çok lezzetli ve her yemeğin yanına çok yakışıyor.
Bu günümüz şehir yaşantısı ile geleneksel türk kültürü arasındaki farkı yansıtan çok güzel örneklerden biri. Herkes birbirine yardım edebilmek, fayda dokundurabilmek için birbiriyle yarışıyor. Ah o eski günler! Develi'ye gittiğim 2005'in Eylül ayında, halamın sevgili komşularıyla yaptığı tandır ekmeği pişirme gününü hem izleme, hem fotoğraflama, hem de ekmeğin nasıl yapıldığını öğrenme ve deneme fırsatlarını kazandım.


Ekmek yapımında ilk aşama:

Hamurunun hazırlanması. Un, tuz, su, maya maddelerinden oluşan hamur gerekli kıvama getirilinceye kadar yoğuruluyor.



Hamur bir süre bekletildikten sonra uzun silindir şeklinde parçalara hazırlanıyor.Daha sonra bu silindir şeklindeki hamurlar bıçak yardımı ile yapılmak istenen ekmeğin boyutuma göre göz kararıyla dilinleniyor.


Sırada bu küçük topların oklava yardımı ile sofralar üzerinde açılması var. Açılmakta olan hamurun oklavaya yapışıp, parçalanmaması için arada üzerine un serpiliyor.


Tabi saç ve benzeri maddelerin hamurların ve açılan ekmeklerin üzerine düşüp, yapışmaması için saçların örtülü olması gerekli.


Ekmek hamuru gerekli incelik ve boyutta açıldıktan sonra eski davul fırınlara benzeyen ama kullanım şekli tamamen farklı olan bu borulu tandır fırınının üstünde pişiriliyor. Çiğliği alınıyor. Bildiğimiz davul fırında, pişmesini istediğimiz hamur işlerini koyduğumuz kapakların içindeki bölmeye, tandır fırınında çalı, çırpı gibi yakacakları dolduruyor ve ateşe veriyoruz. Böylece içeriden gelen ısı geniş ve düz olan üst kısımdaki ekmekleri pişiriyor.Duman ise iç bölmeye bağlı boru sayesinde yiyeceğe dokunmadan uzağa gidiyor

Şehirlerimiz Adları Nereden Geliyor

Van
Van’ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre “Şahmirankent” adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.

Uşak
Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir

Urfa

Eski adı “Orhoe veya Orhai”dir. Dah sonra Araplar tarafından “R”ya çevrilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise kürtçeden gelmekte olup R yani güneş demektir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.

Tekirdağ

Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.

Tokat

Eski adı “Komana Pontika”idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.

Trabzon

“Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.

Tunceli

Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

Sakarya

Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

Samsun

Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

Sivas

Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

Siirt

Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

Rize

Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

Ordu

Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

Niğde

İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

Nevşehir

Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

Malatya

Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

Manisa

Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

Mardin

Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise kürtçedeki Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Muğla

Eski adı “Mobolla”’dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

Muş

Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir

Karaman

İlk ismi Laranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.

Kahramanmaraş

Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922’de kahraman ünvanı verildi.

Kars

MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

Kastamonu

Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Kayseri

Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

Kırşehir

Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

Kocaeli

Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

Konya

İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

Kütahya

Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

İstanbul

MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.
Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.
Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.
Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İzmir

Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

Gaziantep

Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

Gümüşhane

Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

Edirne

Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

Elazığ

1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

Erzincan

Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

Erzurum

Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

Eskişehir

Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

Diyarbakır

Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

Denizli

Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

Çanakkale

Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

Çankırı

İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

Çorum

Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

BURSA

Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

BURDUR

Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BOLU

Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BİTLİS

Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BİNGÖL

Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİLECİK

Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BAYBURT

Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BALIKESİR

Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir

AĞRI

İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

AKSARAY

Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA

Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

AYDIN

İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

ARTVİN

İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

ANTALYA

MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ANKARA

İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir.
Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA

MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

AFYONKARAHİSAR

Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

ADAPAZARI
Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir
Yörelerimiz Memleketimiz Memleketinize, yöreniz, Tatil Yörelerimiz ,Tatil ,Yörelerimiz, Gezilecek ve Görülecek Güzel Yörelerimiz Yurdumuzun Güzel Mekanları , Yörelerimiz Ve Tanıtımları, Kitap Tanıtım Ve Özetleri, Hikaye ve Öyküler, şehitlerimiz,şehirler,illerimiz , şehirlerimiz, şehirlerimiz sitesi, şehirlerimiz izle, şehirlerimiz siteleri, şehirlerimiz resimleri, şehirlerimiz resmi, şehirlerimiz,